9 Aralık 2017 Cumartesi

KADIN KONUSU

1099 yılında Yüz bin kişilik haçlı ordusu orta Anadoluya gelince beslenme sorunu çeker kıtlıkla karşılaşırlar. İç Anadolunun güney bölgesinin tarihteki adı GALATA dır. Galata o yıllar dünya Yahudi nüfusunun en yoğun olduğu bölgedir. O an için İbrani Yahudilerinin ana vatanıdır. Babilon ve Mısırdan göç eden Yahudiler bu bölgeye yerleştiler. Burada yaşayan Yahudilerin içinde salt Musa ve Tevrata inananlar olsa da eski firavun dini ve kutsal kitabı yahova ve kabalayı terk etmeyen Yahudiler de vardır. Bu kabalist Yahudiler kendi aralarında bir tim kurarak açlıkla boğuşan yüz bin kişilik haçlı ordusunu gıda ihtiyacını karşılamaya çalışırlar. Kabalaya göre Yahudi kanı ve imanı taşıyanların kendilerinden olmayanları katletmeleri kutsal haktır. Bu inançla kurdukları bu tim, bölgeye gelen göçebe Yörük Türklere baskın yaparak mal ve çocuklarını gasb ederler. Sadece koyunlarını değil çocuklarını da kızartarak haçlılara yedirirler. Bundan büyük para kazanırlar. Bu tim tapınak şövalyelerinin nüvesini oluşturur. Güney orta Anadolu’da oluşan bu tim Kudüse geldiğinde Kudüs önemli oranda Müslümandır. Kabalanın vaaz ve öğretileri doğrultusunda tecrübe kazanan kabalist tim Kudüs’te soykırım yapar. Süleyman tapınağına topladıkları Müslümanları katlederler. Avrupa’ya gönderdikleri mektupta. Süleyman tapınağının diz boyu Müslüman kanı ile dolduğunu yazarlar. Böylece Süleyman tapınağına atfen tapınak şövalyeleri adını alırlar.
Galata’da önemli Yahudi şehirleri LARANDA (KARAMAN), LYSTRA, DERBE, SİLLE, (KONYA) ANTİOCE PİSİDİA (YALVAÇ) DAVGANA, İBRADA, bu antik ve güncel şehirlerin olduğu yerler GALATA’dır. Dünya ve Türkiye’nin sahipleri galatalı veya hazar kökenli eşkanazdır. İtalya’da üretilen ALFA ROMEO adlı otomobilin logosundaki çocuğu yutan yılan tapınakçıların doğuş efsanesini yani Galatada Müslüman Türk çocuklarının katledilerek haçlılara yedirilmesi ile başlayan hikayeyi sembolize eder.

Biz Anadolu Müslüman kullara ve kölelerine ders kitaplarında tapınak şövalyeleri, Venedik Ceneviz şövalyeleri diye dayatılır. Böylece Galata’da başlayan Süleyman tapınağında son bulan serüvenle tapınak şövalyeleri tarikatı ve grubu oluşur. Tapınak şövalyeleri AKKA kalesini ele geçirirler. Bu kalede diğer bir ifade ile otelde konaklayan Avrupalı hristiyan hacılardan büyük paralar kazanırlar. Hasan Sabbahın tarikatı haşhaşilerden (bu gün ismaililerden) bankacılık ve uyuşturucuyu öğrenirler. Bu süreçte kendilerini tanrı kabul eden hahamlar kabalanın yorumunu yaparak tapınakçıların doktiriner temellerini attılar.
Akka kalesinde kazandıkları paralarla aldıkları ve yaptıkları gemilerle Akdeniz’de ticarete başladılar. Kendilerine kendi aralarında tapınak şövalyeleri adını verdiler. Önce Avrupa sermayesine ve krallarına egemen oldular. Kralları para ve faizle satın aldılar kendilerine bağladılar. Osmanlı devletinin yıkılışında, 1909 dan sonra kukla halinde dönüşmelerinde de aynı yolu izlediler. Birinci ve ikinci dünya soykırım operasyonlarından sonrada tüm dünyaya hükmetmeye başladılar.

Tapınakçıların Avrupa’da ve dünyaya yayılan güçlerinin insan kaynakları Ukrayna ve çevresindeki Hazar Türk kökenli aşkanaz Yahudileri ve orta Anadolu’da ki Galatalı İbrani Yahudileridir. Akdenizin ve okyanus ötesi tüm liman şehirlerine Yahudi tapınakçılar kümelendiler. Türkiyenin zengin ailelerini irdelerseniz hepside Girit Kastal, Rodos, Selanik, Kavala, Preveze, İstanbul Karaköy, Amasra, Odesa, Midilli, Kırım limanları tapınakçı kökenlidirler.
Atatürkün üvey babası Ali Rıza Galatalı SİLLE kökenlidir. Kırmızılardandır. Kırmızı ailesinin yarısı Sivasta yarısı Suriye’de yaşamaktadır. Şu an Muhsin yazıcı oğlunun ölümündeki telefon ağı Sivasda kitlenir. BB patisinin Sivas il başkanının soyadı kutsal Yahudi ismidir. Tabiî ki bu soyadı taşıyan herkesin Yahudi olduğu anlamına da gelmez.
Kabala kutsal kitabının o günkü ilah Yahudilerin yorumları ile tapınakçı laik dininin yeni doktiriner ilkeleri ihdas edildi. Beş bin yıl önce yaşayan Süleyman peygamberin mühründeki laiklik dini yeni bir yüz ve içerik kazandı.
Tapınakçılarla beraber doktiriner ilke ve değerler uyuşturucu, eşcinsellik, enses ilişkiler, şeytan BEFOMET, paranın gizli gücü ve faiz tapınakçı yorum ve oluşumun gelişmiş dinamikleri olarak ortay çıktı.
1307 de Fransa kral HENRY tapınakçıların tüm komplo ve entrikalarından dolayı yasaklanması ve yargılanmasını sağladı. Tapınakçıların efsane lideri MOLEY idama mahkum edildi. Paris’te görkemli bir ateşte yakıldı. Tapınakçılar hazineleri ile birlikte İsviçre’ye kaçtılar ve saklandılar. Zaman içersinde kurmayları İSKOÇYA ya yerleşti. Burayı üs olarak kullandılar. Mason localarının İSKOÇ RİTİ burada gelişti. Cumhuriyeti kuran Yahudi masonlar İskoçya Ritini kendilerine ritüel modeli olarak kabul ettiler. Gün geldi İskoçya ya üslenen tapınakçılar İngiltere üzerinden Fransa’ya sarktılar. 1789 da Fransız ihtilalını yaparak beş yüz yıl sonra düştükleri yerden kalktılar. İngiltere ve Fransa’nın tapınakçı Yahudi masonların eline geçmesi eş zamanlıdır. Fransız ihtilalının ardından Fransızlara soykırım uyguladılar. On bilyon Fransızı öldürdüler. Tapınakçı kabalist doktirini ve yaşamı Fransaya dikte edip yerleştirdiler. Fransa soykırımını tolere etmek ve egemenliklerini daim hale getirmek için Napolyon adlı bir Yahudi masonu kahramanlaştırarak Fransa’da tapınakçı Yahudi egemenliğini milliyetçilik üzerinden sağladılar.

Aynı senaryo ve sendrom Osmanlıda Türklere uygulandı. Birinci dünya soykırım operasyonu ile itibar kaybeden ittihatçı kabalacı mason Yahudiler kurtuluş savaşı senaryo ve sendromu ile Türkleri boyunduruk altına almayı ve köleleştirmeyi becerdiler. Napolyon örneğinin aynısını Türklere de uyguladılar. Türk milliyetçiliği ve kurtuluşu yalanı ile Müslümanlara egemen oldular. Savaşla ve barışla yakından ve uzaktan alakası olmayan haham ŞİMON ZWY den beş yıl kabala eğitimi alan, tapınakçı laik dini tamamen içine sindirmiş alkolik, enses ilişkileri olan bir masonu, balon gibi şişirerek yerli Napolyon olarak dayattılar. Kabala ayet ve yorumunu değiştirilemez ilahi kelam olarak anayasaya koydular. Türkiye’nin her iline yerleşmiş olan tüm Yahudi veya soykırımcı kabalacı göçmenleri ülkenin sahibi efendisi kendi aralarında ilahı olarak yücelttiler. Kendilerine Türk miliyetçisi, Atatürk milliyetçisi, laik Kemalist veya (gizli) tarikatçı ve cemaatçı üstadlar olarak ünvanlar verdiler. ikibinli yıllarda Adananın en ateşli İslamcısının (H.B.) mossadla bağlantısını ve sadakatını tesbit ettik. Günümüzde izmirin zengin ve sahip Yahudi ailelerinin %78 i GALATA kökenli İbrani yahudisidir. Ankara ve Adana sahip ve zengin nüfusun yaklaşık % 80 eşkanaz hazar kökenli Yahudi, % 20 oranında galata kökenli İbrani yahudisidir. GALATA kökenli tapınakçılara Levanten hazar kökenlilere AŞKANAZ denir. (aşk+nazi) aşk Türkçe nazi almanca kelimedir. Nazi seven demektir. Nazi almanca serseri demektir.
710 yılında ispanyaya geçen Müslümanlar, Endülüs medeniyetini kurdular. Altı yüzyıl Endülüse çöreklenen Yahudiler burada islamın hoşgörü ve toleransından yararlanarak oldukça rahat yaşadılar, zengin oldular. Burada Müslüman toplumda kimliklerini saklayarak köstebek birliktelikle debdebe yaşadılar. İspanyadaki özgür ve zenginliklerini örnek alarak tüm dünyaya yayıldılar. İspanyada öğrendiklerini gittikleri yerlere de öğreterek milletlere hükmetme ve zengin olmaya başladılar. 1492 de ispanya da son Müslüman devleti BENİ AHMER devletinin yıkılmasından sonra bu göç zirve yaptı. İspanyadan dünyaya yayılan Yahudilerin efsane liderinin adı HALAÇ dır bu nedenle Halaç adına dikkat etmekte yarar vardır. Onomostik (isim bilim) Müslümanları en büyük silah ve keşif araçlarından biri olmalıdır. Şeytani kabalist Yahudiler tüm tarihi saptırdıkları gibi ispanyadan dünyaya yayılmalarını da istismar edip ispanyadan baskı gördükleri bu nedenle göç ettikleri gibi bir yalanla masumiyet karinesi kazanmayı başardılar. Yahudilerin tüm dünyaya yayılması ve egemen olması Endülüs Safaratlarının ve tapınakçıların göçünün katkısı olmuştur. Üçüncü bir yayılma operasyonu; birinci ve ikinci dünya soykırım operasyonları ile dünyanın demografisini değiştirdiler. 1941 de soykırımdan muaf tutulan kabalist Yahudiler Almanya ve Ukraynadan birobidcana sürülerek burada BİROBİDCAN Yahudi devleti kuruldu. 1948 de İsrail devleti kuruldu. Bölgelerine hakim oldular. Birobidcan devleti uzak doğuya Çin Japonya ve Koreyi kontrol ederken İsrail İslam ülkeleri ve kutsal topraklara ulaşmada merkez konumuna ulaştı.

Birinci dünya savaşı esnasında uygulanan en etkin soykırım ve demografik değişikliği Anadoluda yaşandı. Amaç Türkleri Anadolu’da tamamen imha etmekti önemli oranda savaş aldatmacası ile katledilen Türklerin geriye kalan, çoğunluğu yaşlı kadın ve çocukları katletmek için Samsuna bir heyet çıkarıldı. Bu heyet Samsuna çıktıklarında samsun İngiliz ve Fransız damgalı tapınakçı Yahudi masonların işgali altında idi. Heyet korkudan İngiliz Fransız karargahının karşısında konakladı. (bak. Lord Kingross. Atatürk ve genç Türkiye cumhuriyetinin doğuşu). Atatürk 27 aralıkta Ankara’ya geldiğinde Ankara’da ermeni nüfusu infaz edilmiş Ankara önemli oranda tapınakçı Yahudi nüfusunun elinde idi. Temsil heyeti Ankara’ya girdiği yolun bir arka sokağında İngiliz işgal kuvvetlerinin karargahı vardı. Temsil heyetinin amacı Anadolu’da sayıları çok az kalan Türk erkeklerinin toplayıp Kafkas seferine çıkmaktı. Kafkas seferine çıkarılan batı Anadolu’da ki Türk erkekleri Sarıkamış türü bir kırımla imha edildikten sonra batı Anadolu’da Çerkez lakaplı ve kamuflajlı çete ve ittihatçı komutanlar bölgedeki Türk kadın çocuk ve yaşlıları topyekun imha edeceklerdi. Yerine Çerkez maskeli Yahudi devleti kurulacaktı. Bu plan 1907 de BERLİN SİYONİST KONGRESİNDE karar altına alındı. Bu plan ABD, İngiltere ve Almanya gibi benzeri devletlerin A planı idi. Sivas’a gelen Amerikalı general Harbourt ve heyeti bu plan yani Türklerin Anadolu’da topyekun katli planını Yahudi temsil heyeti ile görüştü. Doğuda Kazım Karabekir’in karşı gelmesi ile Kafkas seferi iptal edildi. İzmir’e İngiliz Fransız ve İtalyan Yahudi donanmalarınca İzmir’e çıkarılan yunanlı figüranlara yönelindi. B planı devreye sokuldu.

Türkler ve Rumlar Sakarya’da önemli oranda kırıldı. Birbirlerine düşman edildiler. Rumların egeden sürülmeleri için Türklere kullanılmak üzere kıvama sokuldu. Ermeni ve Türk katletmek mallarını gasp etmek ırza geçip öldürmek alkol ve uyuşturucu kullanmaktan başka marifeti olmayan çetelerden üç ordu oluşturuldu. Bolşevik ordusu komunist ordu ve yeşil ordu. Bu ordu büyük taarruz denilen sahtekarlıkla yunanlıları sözde kovaladılar gerçekte yunanlıların Yahudi komutanları yunanlı figüranları geri çekerek oluşan Türk Rum düşmanlığı ile Rumları sürdüler. Kuvayı milliyeci denilen kabalist katiller Rumların safına geçerek Türklere işkence kırım yaptılar evlerini yaktılar ve dağlara sürdüler. Böylece Rumlar Ermeniler ve Türklerden boşalan toprakları üzerlerine tapuladılar. Şehirleri zapt ettiler. Türklerin köle ve kul Yahudinin ilah ve efendi olduğu bir düzen kurdular adına da cumhuriyet dediler.
Kurtuluş savaşı aldatmacası ile savaşla uzaktan yakından ilgisi olmaya tüm Yahudi katillere istiklal madalyası verildi. Müslümanlar atalarına ve çocuklarına soykırım uygulayanlara kurtarıcım efendim diye tapınmaya zorlandılar. müslümanların tüm kurum ve değerleri yasaklandı. İnançlarını yaşayacakları bilgi ve kurumlar imha edildi.
Ülkenin tapu, para, kurum, devlet ve yasalarına hükmeden Yahudi ırkı ve tebası Müslümanları açlık, soykırım, terör, işkence, askeri ve ekonomik darbelerle terbiye ettiler ve güdümlü hale getirdiler.
1930 da İstanbul’da toplanan enternasyonel mason kongresinde Anadolu’nun Yahudi kabala egemenliğine girmesi için 30 bin medrese mezununun idamı kararlaştırıldı. Menemen tezgahı uygulamaya konularak 30 bin Müslüman din adamı idam edildi. Bu din adamları savaş denilen soykırım operasyonunda geride kalmış ve öldürülmemişlerdi.
İki yüz yıldır dünyada İngilizlerin devleti yoktur. Gerek İngiltere gerekse Britanya tapınakçı Yahudi devletidir. Soykırım temel ilkesidir. 1880 den 1890 a kadar İngiltere’de başbakanlık yapan BENJAMİN DİSRAELİ, Britanya parlamentosuna önerge vererek İNGİLTERE isminin İSRAİL olarak değiştirilmesini istedi. Bu konumun üzerinden İngiliz ırkı iki kez soykırım geçirdi. Yani Yahudi egemenliği daha da pekişti. Bu gün İngiltere diye bir İngiliz devleti yoktur. İngiltere’nin mülk ve işletme sahipleri tapınakçı soykırımcı Yahudilerdir. İngilizlerin ABD ile kavgası olamaz. Olması da aklın disiplinlerine aykırıdır çünkü İngiliz ırkının bir iradesi yoktur.
Britanya tapınakçı Yahudi imparatorluğudur. İngiltere kraliyet ailesi masonlaştırıldı ve meşruiyet kazandı. Hollanda Belçika ispanya kraliyet aileleri Yahudilerle evlilik ve masonlaştırma operasyonlarına boyun eğince iktidarları destek gördü.
Türkiye (İstanbul ittihatçı Yahudi devleti) 1909 dan 19013 e kadar İtalya ve İngiltere obediyansına bağlı yönetildi. 1913 den 1918 e kadar Almanya obediyansına ve devletine bağlı yönetildi. Almanya dünyanın en gizli ve köklü tapınakçı Yahudi devletidir. 1913 de Almanya’dan bilim adamı kılığında ajan kadrolar geldi. 1914 de bir rivayete göre 2000 bir rivayete göre 40000 bin kişilik soykırımcı alman subay getirildi. Osmanlı İttihatçı Yahudi devleti ve kurbanlık kulları Müslümanların ordu yönetimi tamamen bunlara teslim edildi. Tapınakçı çete subaylar Türk ve Ermeni kanı içmek için iştahları son noktaya vardı. 1918 e gelindiğin de beş milyon Türk üç milyon Ermeninin kanını kana kana içerek 1907 de Hamburg’ta vaad edilen Anadolu cennetine kavuşmanın ateşi ile doldular.
Almanya dünyanın en köklü tapınakçı Yahudi devletidir. Hitler eşkanaz yahudisidir. İllimünati üyesidir. Hitlerin iki yüz bin Yahudi askeri gerçekte SS soykırım çeteleri savaş arenasında sivilleri toplu katlederken bu soykırım çetelerinin kadın ve kızları cephe gerisinde haralarda kendilerini seçme alman erkeklerine düzdürerek alman görünümlü Yahudi ırkı oluşturdular. Bugün Almanya’da teknoloji üretenler almanlar, Almanya’ya hükmedenler alman görünümlü kabalist Yahudilerdir. Almanya’da ve doğu Avrupa’da soykırıma uğrayan altı milyon Musevi salt Tevrat ve Hz. Musa’ya inanan Hazar Türk kökenli Musevilerdir. Yahovacı kabalist laik dincilerce soykırıma tabi tutulmuştur. Bu kırımla kabalist Yahudi ırkı arileştirildi. Ancak günümüzde dünyadaki Yahudilerin % 5 i muusevdir, kabala ve sionizme düşmandırlar. Filistin parlementosunda bu Musevilerden üç adet haham vardır.
1914 de Osmanlıya gelen soykırım alman heyetinin başındaki Yahudi Otto Liman Von Sanders koyu ve dindar bir Yahudi idi. Gelir gelmez ittihatçılar bu adamı mareşal yaptılar. General Shellendorf genel kurmay başkanı oldu. Dünya devletleri ve ordularının yönetimini ele geçiren mason kabalistler 1914 den 1918 e kadar dört yıl kana kana Müslüman ve hıristiyan kanı içtiler. Dünya kabalist Yahudi imparatorluğunu kurmak için birinci sindirme ve pekiştirme operasyonunu tamamladılar.
1918 de dünya Yahudi yönetimi Osmanlı’nın yönetimini İngilizlere teslim etti. Anadolu’da Türkiye Yahudi ve mason tarikat devletinin kuruluşunda hepsinin katkısı oldu. Sovyet İtalya Fransa ABD tüm tapınakçı Yahudi devletleri, hem Yunan tarafına hem Türkiye tarafına locistik para ve silah yardırmı yaptılar.
1918 den 1926 ya kadar Osmanlının ebesi RAUF ORBAY dır. Direk İngiltere bağlı olarak tüm kırım operasyonlarını idare ettiler. Mustafa kemalin geleceğin NAPOLYONU olarak çok önceden belirlenmişti. Ve oldu. 1926 dan 1945 e kadar Türkiye İtalya ve Fransa obediyansı ve devletlerine bağlı olarak yönetildi. 1945 den 1961 e kadar ABD ye bağlı yönetildi. 1961 den 2005 e kadar direk İsrailden yönetildi.
1909 dan 2002 ye kadar ERBAKAN, ÖZAL hariç tüm başbakanları ve cumhurbaşkanları Yahudi kanı taşır ve Yahudi imanı ile sabittirler. Dönenler Müslümanların safına geçenler infaz edildiler. Bunlar ATATÜRK VE ALİ ADNAN MENDERESDİR.
1935 Atatürk mason localarını kapatınca sekiz Yahudi doktoru tarafından infaz edildi. 1956 da Müslümanların safına geçen 1958 de İsrail’in proje ve emirlerini reddeden, evliyazadelerin damadı, köprülüler Yahudi ailesinden gelen Altay kalecisi, dama de sion dan terk Beria hanımın kocası Ali Adnan Menderes işkence ile idam edildi. NECMEDDİN ERBAKAN darbe ile azledildi. ÖZAL zehirlendi.

1961 de Menderesin katlinden sonra Ankara’ya gelen Newyork mason meşrıkı azamı FEROSSEL Ankara ve İstanbul’u ziyaret ederek mason biraderleri tebrik ettik, kutsadı ve Türkiye’nin yönetimini İsraile devretti. Bu devir teslim kesinlikle ABD Fransa, Almanya, Rusya, Birobidcan, İngiltere gibi tapınakçı devletlerin vesayet haklarını ortadan kaldırmadı.
Sadece 1961-2005 israil döneminde azda olsa detaya gireceğim.
1960 darbesinden sonra Sohtoriklerin damadı İzmir Yahudi mahallesi soroz’da doğup büyüyen Mustafa ismet İnönü 13. kez başbakan oldu. Ardından satanist kabalist Yahudi Müslüman düşmanı mason şeyhülislam HAYRİ EFENDİ nin oğlu Suat Hayri Ürgüplü kabineyi kurdu. 1965 de devreye Menderesin devamı kılıfı giydirdikleri gizli Yahudi köyünden çıkma üstad mason Sami Süleyman Demirel şovu başladı. Menderes ve sonrasında muhafazakar ve sağcı görünen tüm partilerin omurgaları Yahudi kökenli masonlardan oluştu. Süleyman Demirel ve ikizi Henry Kissingerin öğrencisi ECEVİT dönemlerinde hazırladıkları her türlü tezgahta Müslümanlara terör işkence taasup ve fanatizmle tedib etme projelerini uyguladılar.

Yıl 1963 Talat Aydemir ve benzeri bazı kendisini Türk milliyetçisi hisseden subaylar 1960 kırımından sonra Ankara’da çöreklenen ABD ve MOSSAD tandanslı yönetici ve siyasiden rahatsız oldu. Tepki gösterdiler. Bu tepki İsrailin Ankara’da darbe yapmasına neden oldu.
Yıl 1963 darbe gecesi cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Esenboğa hava alanında hazır bekliyor. Darbenin geri tepmesi sonucu kaçmaya hazır. Tüm ordu birlikleri darbe için alarmda. Darbe hükümete karşı yapılmayacak. Darbenin amacı, darbe senaryosuyla Talat Aydemir ve benzerlerini ordudan tasfiye etmek. Önceden İsraile bir heyet gönderilir. Darbe gecesi İsrailden emir beklenir. Hava muhalefeti nedeni ile İsraille telefon bağlantısı kurulamaz. Aynı nedenle, bağlantıyı sağlamak ve emir almak için heyetin Ankara’ya uçakla gelmesi için İsrailden uçak kalkışı sağlanamaz. Ve darbe o gece yapılmaz. İkinci gün darbeye gerek kalmadan darbe yapılmış gibi ordudan beş bin subay atılır. O sene harp okulları mezun vermez. Artık Türkiye’de köle ve kul Müslümanlara vurulacak darbe, sindirme, soykırım ve işkenceler düzenli bir takvime bağlanır. DEMİREL ile kısmen güldürülen Müslümanlar kısa bir süre sonra anarşiyle tanıştırılır. Anarşi sonucu 12 mart 1972 darbesi gelir. Her darbeden sonra azılı Yahudi milliyetçisi kabalistle başbakan olur. 12 marttan sonra Nihat Erim 1980 den sonra Bülent Ulusu başbakan olur. Her ikisinin özelliği Müslüman kanı üzerinde yoğun işkence operasyonlarını başlatmalarıdır. Darbede Türk silahlı kuvvetlerinde MOSSADA biat konusunda arıza gösteren ve ordudan atılacakların listesi İsrail’den gelir. Listeyi Telavivden Amerikaya uçan ABD dış işleri bakanı Ankara’ya gelerek ulaştırılır. Orduda tasfiyeler başlar. Genel kurmay başkanlığına koyu Yahudi milliyetçisi kabalist MEMDUH TAĞMAÇ gelir. Bu arada mit müsteşarları sürekli mason Yahudi kökenlidir. Her türlü infaz ve işkence operasyonlarına devam ederler. Devletin tüm emniyet müdürlüklerinin bodrum katlarında kurulan aletli işkencehanelerde Müslüman kanı imha ve disipline edilir. Bunda Yahudi hitlerin SS generallerini katkısı çoktur. Mit müsteşarlarını, soykırımcı kabalist HİTLERİN YAHUDİ SS generali GEHLEN eğitir. MİT tarihinde 2005 e kadar Türk kanı taşıyan bir adamın gelmesi mümkün değildir. MİT, KURMAY SUBAYLIK VE DİPLOMASİ Türkiye’nin tanrıları kabul edilen Yahudilerin kırmızı çizgisidir. İçlerinde dönen asimile olanlar sayesinde Müslümanların nefes almaları mümkün olmuştur. Tarihte bunların sembol isimleri Kazım Karabekir ve Hilmi Özkök tür.
1972 den 1980 kadar bir terör tezgahlanır. Cianın Türkiye masası şefi çala yahudisi RUZİ NAZAR ülkü ocaklarını kurar ve yönetir. Mitin kontrolünde DEVGENÇ kurulur. Ve kırım operasyonu başlatılır. Darbe ortamı kıvamına gelince philadelphia (Alaşehirli) Yahudi Ahmet Kenan Evren şovu ve kırımı başlar. Darbe öncesi taban yapan sahiller ve mülkleri kapatan Yahudiler darbeden sonra yükselmesi ile kazanırlar.
ANAVATAN partisinin omurgasını yine masonlar oluşturdu. Ülkede palazlananlar yine kripto Yahudiler oldu. Türklere cemaat bazında göstermelik yemek artığı sundular. Özalın çevresi ve karısı koyu Yahudi idi. Partinin en büyük kulağı ve mason köprüsü İbrani yahudisi Mesut yılmaz, Özalın öldürülmesinden sonra ön plana çıkarıldı. Muhafazakar ve Müslüman kisvesi kullanılan ÖZALIN en yakınları azılı Yahudi milliyetçileri idiler. Mehmet Ağardan Yaşar Okuyana, Bedrettin Dalan’a kadar tüm yelpaze Yahudi idi. 1993 de babaşbakan yapılan Selanikli eşkanaz yahudisi Pembe Tansu Çiller Türkiye’deki gizli beş milyon yahudiyi bir günde yüzde elli zengin etti kulları Müslümanları yoksullaştırdı. İsraile giden bu karı İsrail parlamentosunda “vaad edilmiş topraklara kavuşmanız için dua ediyorum” diye konuşma yaptı. Bu karı her ay ABD Ankara elçisine rapor verecek kadar alçaldı. Bu karıyla eş zamanlarda başbakan olan ve birbirine muhalif görünümü veren Yahudi Mesut yılmaz aynı rolü oynadılar. Bu dönemde Mehmet Yaşar Büyükanıt ve Doğan Güreş gibi azılı Yahudi milliyetçileri ordu komutanlıkları yaptılar.
1998 yılına gelindiğinde bazı Müslümanların elinde sermaye ve iş yerinin oluşması Müslümanlara darbe indirmek için iyi bir bahane oldu. Yeşil sermaye ve tezgahlara dayalı algı operasyonundan sonra 28 şubatta darbe yaptılar. Darbe den bir gün önce Türkiye cumhuriyetinin Yahudi genel kurmay başkanı İsrailde idi. Yani 27 şubatta israilde olan genel kurmay başkanı ikinci gün Ankara’da darbe yaptı. 28 şubat darbesi bazı Müslümanların hapsedilmesi ve işkence edilmesinden ibaret değildir. Yağmalamalar başladı. Mason mabetlerinde toplanan ülke gelirleri İSRAİL VE İSVİÇRE BANKALARINA daha hızlı akmaya başladı. Bu akımda yamuk yapanların diyet ödemede yanlış yapanlar infaz edildi. PKK terörü bu infaz soygun ve işkencenin en büyük örtüsü ve kamuflajı oldu. Saten 1980 darbesinde sonra MİT te Berianın çocuklarınca uygulamaya konulan PKK operasyonu yine İsrail ve mason mabetlerince hazırlanmıştı.
28 şubat yağmalamasından sonra Mossadın Türkiye’de ki iş adamlarının gelirlerinin toplandığı havuzdan sekiz milyar doların kaybolduğu ortaya çıktı. Bu kayıp MOSSADIN GAZABINA neden oldu. Türkiye’de bir seri operasyonlara başladı. İsrail’in depo ülkesi Türkiye’de ki ülke gelirlerinin toplandığı havuzun şefi NESİM MALKİ bu kayıp sekiz milyar doların faillerinden biri olarak infaz edildi. Bilgisayarından israile hangi iş adamının mossada yani mason mabetlerine ne kadar ödeyeceğine dair kısmi bir liste çıktı. Bu liste için Nesim Malki’den faize borç alan iş adamları gibi kargaların dahi güleceği bir yalan uydurdular. Yakında bu listeyi face de paylaşacağım.

MOSSAD Türkiye’de sekiz milyar doların kaybedilmesinin intikamını kötü aldı. Mossad ajanı Yahudi CEM UZAN ve Yahudi mason Demirel’in yeğenini kullanarak Türkiye’den kırk milyar lirayı bankalarda çalıp boşaltarak intikam aldılar. Bu soygun düzenli soyguna engel olmadı. Olamazdı da. Ecevit, Yılmaz ve Bahçeli üçlü Yahudi liderlerin koalisyonunda, mossad yerli gizli Yahudileri ihmal etmedi. Sözde anayasa fırlatması ile enflasyon aracılığı ile Yahudiler bir günde servetlerini ikiye katlarken Müslümanlar servetlerinin yarısını kaybettiler.
İsrailin Türkiye’yi kontrol, soygun ve yönetimindeki bu acemiliği ve türbülansa neden olması, Avrupa birliği ve ABD duruma müdahil olmasına neden oldu. Avrupa birliği ve ABD nin müdahil olduğu bir strateji çizildi. Bu stratejiye göre Türkiye’de muhafazakâr bir parti iktidara getirilecek. İki yıl Müslümanlar üzerinde pozitif çalışma yapılacak. Daha sonra infaz edilen veya darbe ile düşürülen parti liderine ve partiye mağduriyet elbisesi giydirilecek ve sindirme darbe operasyonuna devamlılık ve istikrar sağlanacaktı.
Bu stratejide kısa bir fetret devrinden sonra ugulanacak darbe ve suikast sendromu ile üst akıl dedikleri veya ebeler partinin tamamen neocanların eline geçmesini sağlayacak. Müslüman elbisesi ve maskesi takınmış parti ile Müslüman kanı ve emeği üzerinde darbeler devam edecekti. Bu nedenle AK Parti iktidara getirildi.
Bu projenin uygulaması için AB ve ABD den gelen heyet İstanbul’da Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül ile görüştü. Türkiye’de kurulacak bir muhafazakar partiye verecekleri desteği sundular. Tayyip Erdoğan bu teklifi bir süre düşünür, istişare eder. Muhsin Yazıcıoğlu ile görüşür. Yazıcıoğlu fille yatağa giren zararlı çıkar der ve teklife sıcak bakmaz. Mantıken Yazıcıoğlu haklı ve doğrudur. Ama ERDOĞAN, GÜL ve yakın arkadaşları fille yatağa girdiler. Beklenenin tersine üç yıl sonra 2005 de fil hamile kaldı. Tayyip Erdoğan ve arkadaşları fili yalnız bırakıp yollarına devam ettiler.

Ak parti iktidarında ilk üç sene Müslümanlara şirin görünen uygulamalara izin verildi. Bir o kadar da yeni soygun yolları oluşturuldu. Bunların başında bankaların yabancılaşması, para kaçırmanın kolaylaşması ikinci önemli uygulama ise ihracat ve ithalatla ülkeyi soyma operasyonlarının sistematize edilmesi.

AK Parti İlk iki sene her iki grubun desteğini aldı. Neocanlar ve ılımlılar. Üçüncü yıl sonra darbe ve suikast sırası geldiğinde beş kez darbe teşebbüsü geri tepti. Sinegog mudavimi Rahmani Musevi HİLMİ ÖZKÖK ve Süleyman Demirel’in yeğeninin kocası MİT müsteşarı ŞENKAL ATASAGUN RECEP TAYYİP ERDOĞAN a istihbarat bilgisi aktardılar. Darbeyi ılımlılar ve Müslüman kadro beraberce engellediler. Hükümetin iki ayağından ılımlı masonlar AK Partiye omuz verirken neocan MOSSAD VE CİA ajanları AK Partinin kanını içmek için yırtındılar. Bu yırtınmanın kızgınlığı ile darbede ayak sürüp uygulamayan evlatlarını ERGENEKON davası ile cezalandırdılar.

2005 deki darbe teşebbüslerini ve çatlakları gören ERDOĞAN ılımlıların ileri gelenlerinden NAFİZ CAN PAKER in evine giderek konuyu görüştü. Neocanların ileri gelenleri ECZACIBAŞI larla evine giderek görüştü. Bir başbakanın görüşme amaçlı vatandaşın evine gitmesi bir garabettir ama bu geçiş döneminde normaldir.
Ergenekonun faturası Müslümanlara çıktı. Atatürkün askeriyiz diye yırtınan kokanalar acaba kocalarını hapse atan Atatürkçü mossad ajanlarına gıkları çıktı mı?
2005 yılında, 1909 dan bu yana ilk defa güçlü Müslüman iradesi oluştu. Müslüman köleler ve kullar bu iradenin meyvesini önemli oranda gördü. Yollar, hastahaneler, okullar, konutlar, adliye sarayları, sosyal yardımlar yapıldı. Müslümanlar yüzyıllık bir kölelik ve kulluk döneminden sonra yer yer insan muamelesi görmeye başladılar. 2002 den önce terör soykırım, açlık, işkence, taassupla terbiye edilen ve güdümlü hale getirilen müslümanlar geçmişin izlerini azda olsa silmeyi başardılar. 2015 yılına gelindiğinde Müslümanların beyin kontrolü yönündeki çektikleri çilenin dışında önemli oranda rehabilite oldular.
Müslümanların terörden açlık ve hastalıktan ve zihinsel kölelikten ari yaşamaları yolundaki gelişme, Türkiye’nin beş milyon gizli Yahudilerini korku ve paniğe sevk etti. Bu korku ve panik çocuklarının gezi parklarına dökülmelerine neden oldu.

19 Ağustos 2014 Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’a 4 saatlik bir uçak yolculuğu yaptı. İstanbul’da illimünati ihtiyarlar heyetinin huzuruna çıktı. Yapılacak kongrede yeniden başkanlık sözü aldı.
7 Haziran seçimlerinden sonra sayın ERDOĞAN önce neocanların temsilcisi aşkanaz yahudisi mason Deniz Baykalı kabul etti. Daha sonra Nernekli EFENDİ RECEBİN yeğeni ılımlıların adamı Ömer Çeliği kabul etti. Dört saat görüştü. Bu görüşmelerle teamül bozulmadı ama teamül olduğu kadarda bu görüşmeler zorunlu ve doğru olanıdır. Çünkü hala Türkiye’nin parası ve işletmeleri ve dış ticaret bağlantı mekanları Yahudi mason mabetleridir. Tüsiat üyeleri mason ve yahudidirler. Müsiad üyeleri ise tahmin edemeyeceğiniz oranda Yahudilerin elindedir. Türkiye’de Suriyede ve dünyanın bir çok yerinde neocanlar ile ılımlılar arasında savaş var. Müslümanların ve diğer ılımlıların dünya genelinde en güçlü lider RECEP TAYYİP ERDOĞANDIR. Bu nedenle AK Partinin misyonunu güçlendirecek bilinçli destek ve operasyonlara ihtiyaç vardır. Rastgele yanlış bilgiler üzerine duygusal ve anti akademik çalışmalarla bu destek ve çalışmaların yürümesinin tam tersine bu savaşın mağdur tarafına zarar verecektir.


DEĞERLİ ARKADAŞLAR
Bu güne kadar çok şey kaybettik. SOYKIRIMCILARIN HAİN DİYE DAMGALYIP KATLETTİĞİ ÇOK İNSANA SAHİP ÇIKAMADIK. TANIYAMADIK. BİLEMEDİK. KAZIM KARABEKİRE SAHİP ÇIKAMADIK. ÖLÜMDEN DÖNDÜ. VEHİP PAŞAYA SAHİP ÇIKAMADIK HABEŞİSTANA SÜRÜLDÜ. MEHMET AKİFE SAHİP ÇIKAMADIK MISIRA SÜRÜLDÜ, SÜLEYMAN ASKERİYE SAHİP ÇIKAMADIK KAFASINA SIKTILAR. ALİ ADNAN MENDERESE SAHİP ÇIKAMADIK İNTİKAM ALIRCASINA ASTILAR. EŞREF BİTLİSE SAHİP ÇIKAMADIK. DÖNEN UĞUR MUMCUYA SAHİP ÇIKAMADIK. TURGUT ÖZALA SAHİP ÇIKAMADIK. YETMEZMİ YETMEZMİ BİZ MÜSLÜMANLARIN BİZ SOYKIRIM MAĞDURLARIN UYUDUĞU.

Kimleri kaybetmedik. Sabuni Yahudi ailesinden gelen Fransızların İskenderun kaymakamının oğlu YALÇIN KÜÇÜĞÜ değerlendiremedik, kaybetmedik mi, onlara yedirmedik mi? Abdullatif Şeneri kaybetmedik mi. Sahip çıkamadık. Bir insan mürted olsa ancak Abdullatif şenerin yaptığı hatayı yapar. Rasim Ozan Kütahyalıyı REHA lı Yahudi Reha Muhtara teslim edip kaybetmedik mi? Zeki ve kabiliyetli Müslüman kızı ESRA ELÖNÜ yü Alman Yahudi si BALERİN VERONİKA’NIN kızı, soykırımcı Yahudi İsmail Sefa Özler’in torunu AYŞE ARMANA teslim edip atalete sürüklemedikmi.
Lütfen bir ülke düşünün Türkiye’yi düşünün. Kurucuları HAHAMLAR ORDUSU, Soykırımlarla Osmanlıyı yıkanlar haham ve gizli Yahudiler. bu gün Türkiye’nin sermayesi mason mabetlerinin elinde, en zengin toprakları büyük parseller halinde mason mabetlerinin elinde, ülkenin beyin kontrolü mason mabetlerinin elinde, ülkenin şehir merkezlerinin tapuları mason mabetlerini elinde, ülkenin dış dünya ile tüm irtibatları kanalları mason mabetlerinin elinde, ülkenin eğitim sistemi ve beyni uyuşturulmuş Müslümanların sosyal yaşantısı mason mabetlerinin ajanlarının kontrolünde, ülkenin tüm tarih ve bilgi yazılımı mason mabetlerinin elinde ülkenin anayasası tapınakçı Yahudi mason mabetlerinde hazırlanmış, ülkenin resmi dini Yahudi mason güneşe yahovaya ve firavuna tapan laikliğin elinde, ülkenin anayasası KOD NAPOLYONa göre hazırlanmış kumar alkol egemenlik faiz gibi kabala öğretilerine dayanıyor. SİZ BÖYLE BİR ÜLKEDE MÜSLÜMAN BAŞBAKAN VEYA CUMHURBAŞKANISINIZ. SİZİN GÜCÜNÜZ YENİ VE KISMEN ELE GEÇİRDİĞİNİZ TOPAL BÜROKRASİ, TOPAL YARGI TOPAL İSTİHBARAT İLE NEREYE KADAR GİDEBİLİRSİNİZ. MUTLAKA KUVVETLER DENGESİNİ HESABA KATARAK BİR STRATEJİ GELİŞTİRMEK ZORUNDASINIZ.
BU ÜLKEYİ İKİ YÜZ YIL AVRUPA İLE KOLLEKTİF ÇALIŞIP ELE GEÇİREN YÜZ YILDIR KANA KANA, KAN İÇEREK ALIN TERİ VE GÖZYAŞI HORTUMLAYARAK ELİNDE TUTAN BEŞ MİLYON YAHUDİYE ON SENELİK BİR İKTİDAR SENDROMU İLE ELE GEÇİRECEĞİNİZİ SANIYORSANIZ YANILIYORSUNUZ.



2. BÖLÜM

DEĞERLİ ARKADAŞLAR.
BENİM SİZİNLE YAPITĞIM PAYLAŞIMLARDA, BAZI GİZLİ SIR DAĞLARININ YANSIMALARINI AKSETTİRMEK AMACI VARDIR.
BU SIRLARIN GİZLEMEK İÇİN HER YIL DÜNYA GENELİNDE MİLYARLARCA DOLAR HARCANIRKEN, BENİM ACİZANE ÇIRPINIŞLARIM NE KADAR ETKİLİ OLUYOR BİLEMİYORUM. AMA AYLARDAN BERİ AYNI MESAJ VE FACE GURUBUNDA OLDUĞUMUZ ÖZELLİKLE BAZI BAYAN ARKADAŞLARIMIN BİLİNÇLERİNİ VE BİLGİLERİNİ GELİŞTİRECEK ÇABA İÇİNDE OLMAMALARI, OKUMAMALARI, FACE DUYGULARINI TATMİN ARACI OLARAK KULLANMALARI BENİ DERİNDEN YARALAMAKTA VE ÜZMEKTEDİR. HALA RUSLARIN KÖKLÜ VE KALABALIK BİR GİZLİ YAHUDİNİN BOYUNDURUĞU ALTINDA OLDUĞUNU, İNGİLİZLERİN İKİ YÜZ YILDIR TAPINAKÇI BOYUNDURUĞ ALTINDA OKDUKLARINI İDRAK EDEMEMELERİNİ ÜZÜLEREK YADIRGIYORUM.
ŞİMDİ SİZE VERECEĞİM AŞAĞIDAKİ KISA BİLGİ BİR ÇOK GİZLİ TEZGAH VE SIRLARIN ANAHTARI NİTELİĞİNDEDİR.
KİMDİR LİLİTH KABALADA NASIL ANLATILIR
KABALANIN GİZLİ YORUM VE DOKTİRİNİNDE İLK İNSAN ADEM BABA VE LİLİTH ANNEDİR. LİLİTH ADEMİ SEVMEZ VE ONDAN UZAKLAŞIR. LİLİTH ADEMDEN UZAKLAŞIR VE ŞEYTANIN OĞLU İBLİSLE EVLENİR. ADEM YALNIZ KALIR. ADEMİN EVLENMESİ VE TÜREMESİ İÇİN TANRI YAHOVA BOYUN KEMİĞİNDEN HAVAYI YARATIR. ADEMLE HAVANIN ÇOCUKLARI YAHUDİ OLMAYAN MAYMUN VEYA KUL IRKLARI OLUŞTURUR. LİLİTH VE İBLİSİN EVLENMESİNDEN İSE YAHUDİ IRKI OLUŞUR. BU IRK ARİ VE TANRIDAN GELİR. BU NEDENLE KUTSALDIR. TANRI NÜFUZ ETMİŞTİR. YAHUDİLİLİĞİN ANNEDEN GEÇMESİNDEKİ DOKTİRİN BURDAN KAYNAKLANIR.

LİLİTH VE İBLİSİN ÇOCUKLARININ HAVA VE ADEMİN ÇOCUKLARINI İTLAF ETMELERİ, KUL VE HAYVAN OLARAK KULLANMALARI KUTSAL HAKTIR. SON İKİ YÜZYILDA Kİ TÜM SAVAŞ VE SOYKIRIMLARIN TEMELİNDE BU DOKTİRİN VARDIR. BU DOKTİRİNİN DİNİ LAİKLİKTİR. İKİ YÜZYILDIR EGEMEN OLMALARI KATLİAMLARIN AKIL ALMAZ BOYUTLARA ULAŞMASINA NEDEN OLMUŞTUR.
TÜRKİYEDE BEYNİ VE DUYGULARI HADIM EDİLMİŞ MÜSLÜMANLAR GEZİ PARKÇILARI LAİK ÇAĞDAŞ MODERİN VEYA AHLAKSIZ AR DAMARI ÇATLAMIŞ ANARŞİST OLARAK TANIMLAR. BU TANIMLAMA GEZİ PARKI İLE DIŞARI SIZAN ÜLKEMİZDEKİ ALTI MİLYON GİZLİ YAHUDİNİN GİZLENMELERİNİ SAĞLAMAKTADIR. TÜRKİYENİN PARASINI VE TAPUSUNU ELİNDE BULUNDURAN ZAMANINDA SAVAŞ SENARYOSU İLE SOYKIRIMLA GASB EDENLERİN GERÇEK KİMLİKLERİNİ ÖĞRENMEK ZORUNDAYIZ.

KABALA GİZLİ KİTABI LAİK DİNİNİN KUTSAL KİTABIDIR. VE TÜRKİYENİN GİZLİ ANAYASASIDIR. MEVCUT ANAYASA KOD NAPOLYON KİTABI TEMEL ALINARAK HAZIRLANMIŞTIR. KOD NAPOLYON KABALAYA GÖRE YAZILMIŞTIR. ATATÜRK İLKELERİ DENİLEN İLKELERİNİN GERÇEK ANLAMLARI UYGUMALARI BİZE ANLATILANLARDAN TAMAMEN FAKLIDIR.
CUMHURİYET DÖNEMİNDE KABALA İLKELERİ VE LİLİTHİN TORUNLARI OLARAK BİLİNENE KRİPTO YAHUDİ KADINLARA ÖRNEKLER BU KONUNUN ANLAŞILMASINI KOLAYLAŞTIRACAKTIR.
BU MAKALEYİ AYLAR ÖNCE PAYLAŞMIŞTIM. ŞİMDİ KONUMUZLA ALAKALI OLARAK EK OLARAK YAYINLIYORUM

KİMDİR BU CUMHURİYET KADINLARI
CUMHURİYET KADINLARININ ayrıcalığımı var kendilerini ayırıyorlar. Gizli yahudi kanı mı taşıyorlar. Kendilerini tanrı ve üstün diğerlerini kul ve ırgat mı görüyorlar.
Türkiyedeki Cumhuriyet kadınları ne yapıyor. Kimdir bunlar. Bu kadınlar cumhuriyet kadını diğerleri orangutan yavrusu mu?
Cumhuriyet Kadınları güneşe tapan mason kocalarının öğreti ve tanrılarına ne kadar bağlılar. Tanrıları şeytan befometin öğreti ve ayinlerini ne kadar yaşıyorlar.
Cumhuriyet kadınları sadece dekolte giyip fransız tapınakçıların icadı dansı valsi mi yaparlar. Yoksa gizli ayinleri, komün yaşamlarımı var.
Cumhuriyet kadınları diye kendini sınıflandıran kadınların hemen hepsinin yahudi kökenli olması ne anlama geliyor. Müslümanlar açlık hastalık ve çaresilik içinde işkenceye maruz kalırken, cumhuriyet kadınlarının villalarda saraylarda sahillerde düzüşmeleri ne anlama geliyor.
Kimdir cumhuriyet kadınları. MUSTAFA KEMALİN ASKERLERİYİZ diye çığlık atan poposu streçli kafası sarı boyalı hanımlar mı cumhuriyet kadınları?
Adnan hocanın vampir suratlı orospularımı cumhuriyet kadınları.
Irkından ve inancından dolayı hamile kadınların karnını eşerek katleden çocuğun cinsiyeti üzerine bahis oynayan ittihatçı masonların ve onların devamı soykırımcı yahudi mason partisi chp lilerin karılarımı cumhuriyetçi.
Kimdir cumhuriyet kadınları, çocukların ayaklarından tutup kafalarını kayaya vurup Fadıl deresinin azgın sularına atan, bunuda fransızların koruması altında yapan kuvayı milliyeci mason CHP lilerin karıları mı cumhuriyet kadınları?
Fransa ABD, Rusya, Almanya, İngiltere tapınakçı devletlerinin içimizdeki uzantısı ittihatçı yahudi karıları mı cumhuriyet kadınları.
Savaş yalanı ve komplosu ile kocasını ve ağbeylerini kaybetmiş dul ve yetim kalmış müslüman kadınlara vesika vererek zorla genel evlerine tıkılan, mağdur ve ezik genelevi kadınları mı cumhuriyet kadınları?
Kimdir bu cumhuriyet kadınları, müslüman çocuklarının karnının doyması sağlıklı olmasının hazmedemeyip müslüman düşmanlığı ile gezi parklarına dökülen ittihatçı efratı karılar mı cumhuriyet kadınları.?
Iranda cumhuriyet kadınları çarşaf giyiyor. Sovyetlerde fahişelik yapıyor. Çinde zulüm ve işkence yapıyor. Kendinden olmayanların neslini çürütüyor, Almanyada insan haralarında kendini düzdürüyor. Bunlar örnek CUMHURİYET KADINLARI Hepsinin ortak özellikleri laik kabalist ve yahudi olmaları.
Once cumhuriyet kadınlarının tarihdeki yeri, doktiriner temelleri nerelerden geldiklerini bize neler dayattıklarını görelim daha sonar isim isim bahsedelim. Cumhuriyet kadınlarının öncüleri, liderleri, duayenleri, rehberleri modelleri kimlerdir
Türkiye tanrı BEFOMETİN yani şeytanın doktirin ve ilkeleri üzerine kurulmuş bir devlettir. Bu din ve tarikat, türkiye yahudilerinin egemenlik ve zenginlik kaynağıdır. Yahudi olmayan Türklerin ve Kürtlerin ise kulluk statü ve haklarının teminatı ve garantisidir.
Şeytan befometin çift hilalini teşkilatı mahsusanın logosunda görürüz, mossad ajanı yahudi cem uzanın genç partisinde görürüz kripto yahudilerin mezar taşlarında görürüz. Birde dünya yahudi devletlerinde görürüz.
Befomete göre kadın sermayedir. Türkiye yasalar patınakçı masonların hazırladığı hukuk kodlaması code napolyon referans alınarak yapıldığı için türkiye yasalarında da kadın sermaye diye tarif edilir.
Şeytan BEFOMETİN serçe ve işaret parmağından oluşan öğretisi biri kadın diğeri paradır. Parayı ifade eden parmağı iddia da görürüz. Diğer parmağın sembolü kadındır.
KADININ TAPINAKÇI MASON YAHUDİLERDE YERİ NEDİR.
Tapınakçıların nüvesi GALATA da oluştu. Kudus ve Akka kalesinde olgunlaştı. Tapınakçı kabalist yahudiler haçlı hristiyanların sırtından büyük paralar kazandılar. Kabalanın soykırım ilkesini uygulayarak kendilerine yeni doktiriner öğreti ve ilkeler edindiler. Uyuyan firavun uyandı. Doktiriner ilkeleri daha belirgin ve aktif hale geldi.
Akka kalesini hristiyan hacılar için otel olarak kullanan tapınakçılar büyük paralar kazandılar. Bu paralarla satın aldıkları gemilerle bir yandan zengin hacıları taşırken bir yandan haşhaşilerden öğrendikleri esrar, kadın istismarı ve bankacılığı hayatlarında aktif hale getirdiler. Alamut kalesinde kabalist tamaracı komün kuran Hasan Sabbahın kadınları ve erkekleri uyuşturucu otlarla nasıl etğittiğini öğrendiler.
Yüzyıllardır dünyaya hükmetmek için her türlü savaş ve soykırımı kutsal hak ve sevap kabul ettiler ve uyguladılar. 21. yüzyıla girerken dünyanın gizli tek sahibi olarak güç ve egemenlik kazandılar.
Dünyadaki laik devletlerde tüm gizli tarikatlarında kadın ve kadınlık en büyük meta, sermaye ve silah olarak kullanmaktadırlar. .
Tapınakçılar ticaret otelcilik ve uyuşturucu ile kazandıkları para ile zamanla tüm akdenizde ticareti ellerine geçirdiler. Ticaretlerinde hiç bir etik sınır tanımadılar. Sadece mal yiyecek içecek ipek kumaş değil ondan çok kadın uyuşturucu ve çocuk ticareti yaptılar. Eş cinsellik bunların zamanında gelişti. Kendi aralarında süleyman tapınağının bekçileri ünvanı ile TAPINAK ŞÖVALYELERİ adını aldılar. Efsane liderleri MOLEY eşcinseldi. Eşcinsellik ve enses ilişkiler doğal ve haktı. Bu durum tanrı hahamların yeni yorumu olarak tapınakçı ilkelerinde yerini aldı.
Tapınakçılar tüm Akdenizden topladıkları ve kaçırdıkları kadınları bir başka ülkedeki tapınakçı baronlara pazarladılar. Krallara ve derebeylere pazarladılar. Ibrani kökenli tapınakçı gemicilere levanten hazar kökenli yahudi tapınakçı gemicilere eşkanaz adı verildi. Levantan, avanta kelimesinin başına, fransızca le belirlilik takısı gelmesinden oluşur. Avantacı anlamı taşır. Bizdeki levent kelimeside burdan türer.
Eğer Türkiye’de israilin yayın organı HÜRRİYET gazetesinin eski nüshalarını alır gözden geçirirseniz ölüm ilanı verenlerin hemen hepsinin yahudi olduğunu, hepsininde tapınakçı limanlardan geldiklerini görürsünüz. Her ne hikmetse geldikleri yerleri vurgularlar. Nerelerdir buralar
Selanik, Serez, Kavala,, Midilli, Rodos, Mora, Larissa, Preveze, Amasra, Kıbrıs, Kastel (girit adası), İzmir, Istanbul galata. Buralara yerleşen tapınakçı yahudiler konyanın Güneyi GALATA dan göç ettiler. Bir kısmı da Kırımın kuzeyinden hazar ülkesinden göç eden yahudilerdir.
Hürriyet gazetesini uzun yıllar takip edenler bilirler arka sayfasında mutlaka çıplak mayolu bir kadın resmi olurdu. Bu kadın resmi bilinçli toplumu yönlendirme ve yönetme amaçlıdır. Kadın istismarının tipik örneğidir.
Bu gün de kadın geleneksel ruhsal kişisel ailesel değerlerinden soyutlanarak alınıp satılan bir meta durumuna düşmesi için dünya genelinde çalışılmaktadır. Bu çalışanlar dünya devletlerine hükmeden kabalist masonlardır.
Bu durum kabalanın yorumu olan komunist rejimde ve yahudilerin komün hayatında resmen ve ritual olarak yaşandı. Atatürkün hocası haham Şemsi Efendi hatıralarında 300 kez evlendiğini söyler.
Tarihde tüm kurum ve sosyal yapılanmalar geleneksellik ile korunmuş ve beslenmiş idi. Kötü olan veya zor olan sosyal olgular, gelenekselliğin koruması altında zararları izole edilebiliyordu
Mezepotamyada tapınaklar aynı zamanda şehir bankası idi. Tapınak rahibeleri tapınakda aşk yapar kazancını tapınağa bağışlardı. Akdeniz uygarlığında hellenistik ve roma dönemlerinde her şehirde kurunan genelevlerinde çalışan kadınlar kazancının yarısını tapınağa verirdi. Antic çağda para karşılığında aşk yapmak yasal geleneksel ve ruhsaldı. Diğer ifade ile etik olmayan uygulamalar, bu değerlerle koruma altına alınmışdı. Özellikle Roma döneminde fahişeler sarı renk giyer veya sarı fları üniforma gibi taşırlardı. Günümüzdeki paraya, mekanik birlikteliğe dayalı fahişelikten farklı olarak mürebbiye statüsünde idiler.
Fahişeliğin antik çağda geleneksel olması, günümüze gore meşruiyet kazanmış olması aile geleneğinin zaafiyette olduğunu göstermez. Mezapatomya’da Hamurabi yasalarında eğer bir adam bir genç kızı öldürürse adamı serbest bırakır kızını öldürürlerdi. Bir adamı öldürürse kardeşini öldürürlerdi. Bu da bize aile geleneğinin etkin olduğunu gösterir.
Kadınlar %99 oranında tek eşlidir. Erkekler % 99 oranında çok eşlidir. Yani fahişelik gerçekte kadın türünün % 1 inin tahammul edebileceği bir meslektir.
Yirminci yüzyıla gelindiğinde tüm kurum ve sosyal yapılar gibi fahişelik te geleneksel ve sosyal korumadan ve kıyafetten soyutlandı; Kabalist öğretiler doğrultusunda toplumlara dayatılan mataryalist yaşam fahişeliğide soyutladı. Çirkinleştirdi. Değerlerin yerini para ve mekanik yaşam aldı.
Anadoluda ikiyüz antik şehrin hemen hepsinde genelevi izlerine raslayabilirsiniz. Efes antik şehrinde genelevi kütüphanenin yani okul-üniversitenin tam karşısında olması fahişeliğin o dönemde geleneksel ve meşruiyet çizgisini gösterir; diğer bir ifade ile fahişeliğin etik olmadığı kabule şayan olsa da bu negativ yapılanma gelenekselliğin ve sosyal değerlerin varlığı koruması ile pozitif çizgiye çekilidiğini görürüz.
TAMARA eski bir çin geleneğidir. Bu geleneğe gore evlenme çağına gelmiş gençler veya yaşlılar birbirlerine denk ve uyumlu olanlar 6 şar kişilik gruplara ayrılır. 6 erkek içeriye girer giysilerini çıkarır bir seleye kor üzerini kapatır. Her biri bir odaya girer. Ardından salona 6 bayan girer üstü kapalı selelerden şansına bir sele seçer. Hangi bayan kimin elbisesini almışsa onun odasına girer ve onunla çiftleşir veya evlenir. Bu geleneğin özünde insanların yakın çevresine kardeşi gözüyle bakması, tanımadığı bir kadına daha rahat şehevi duygular beslemesi nedeni yattığını tahmin ediyoruz.
TAMARA, Çinlilerden Türklere geçen bu geleneğin adıdır. Gerek hazar denizi kuzeyinden batıya göç eden Hazar Türklerinde gerekse Hazar denizinin güneyinde batıya göç eden Türklerde bu geleneğin etkilerini ve izlerini görürüz. Hazar türklerinin 745 de museviliği kabul etmeleri ile bu gelenek daha çok gelişmiştir. Dünyaya yayılan hazar kökenli bazı yahudilerin çocuklarına tamara adını verdiklerini görürüz. Ünlü arap seyyah ibni Fadlan Hazar ülkesini gezerken kendisine rehberlik eden Hazar türkünün koynunda ağaçtan yapılmış erkeklik organını kolye olarak taktığını görür. Ne olduğunu sorunca rehber “biz ondan geliyoruz bu nedenle kutsaldır” cevabını alır. Hazar yani eşkanaz yahudilerde tamara geleneği yaygındır.
Hazarlar son yapılan uluslar arası tahlilde dünyanın IQ sü en yüksek ırkı olduğunu tesbit etmişler. IQ leri 117. ibrani israillilerin IQ leri 100 çıkmış. Ingiltere ortalaması 100 türkiye ortalaması 96 çıkmış. Bu durumda dünyanın en zeki ırkı Hazar Türkleri. Hazar Tüklerinin kırım çevresinde azınlık olanları müslüman diğer kalanları yahudidir. Hazar yahudileri gerçekte musevileri ikinci dünya savaşında soykırımla katledildiler. Tarih sahnesinden silindiler. Kabalacı yahudiler bundan muaf tutuldu. Ayrıştırılarak Stalin döneminde VALDİVOSTOK EKSPRESİ ile Çinin kuzeyine taşındılar. 1941 de Çinin kuzeyinde Birobidcan yahudi devletini kurdular. Bölgeye sirayet ettiler. Çin, Japonya ve Koreyi kabalanın hegomanyasına aldılar. (Bak makale Birobidcan yahudi devleti.)
Günümüzde yahudi dinine inanan iki yüz milyon civarında kabalacı yahudi var. yahudilerin hemen yarısı Hazar Türk kanı taşıyan yahudilerdir. Türkiyede yaşayan altı milyon gizli yahudinin %80 ninin Hazar kökenli kabalist yahudi olduğunu hesaplıyoruz.
Paranın ve insanın olduğu her yerde yahudi var demektir. Hortumlanacak kan ve emeğin olduğu her yere köstebek gizli yahudi yerleşmiştir.
Anadoluya gelen batıni şii türkler (ismaili-haşhaşi veya hasan sabbah ekolü)kısmen de olsa Tamara geleneğini mum söndü adı ile devam ettirdiler. Mum söndü anadolu göçebe ve kırsalında tahtacı denilen alevi ekolü 1950 lere kadar yaşadı. Aynı geleneğin nusayri kabalistlerde de görürüz. Atmışlı yıllarla beraber bu gelenek unutuldu.
Balkanlar üzerinden gelen tamara geleneği türkiyenin egemen 6 milyon gizli yahudi ırkında hala yaygın ve aktif.
TEVRAT’ın batıni ve firavuncu kabalist tefsiri TORAH’da Hz. Davut evli bir kadınla ilişkiye girer ve bu ilişkiden bir çocuğu olur. Bu durum ikaz edilmez ve hoş karşılanır. Bu ayet ve olayı örnek alan TORAH çı yahudiler evli kadınları ayartıp tecavüz etmeyi kutsal bir aktivite ve hak olarak görürler.
CUMHURİYET KADINLARINI BİLMEK ÖĞRENMEK İÇİN CUMHURİYET DÖNEMİ KADINLARI DUAYENİ, ÖNDERİ, LİDERİ VE REHBERİ OLAN KADINLARI TANIMAMIZ LAZIM. BU ÖNDER KADINLARA ÖRNEKLER VERLİM.
Hani şu “şu kadına hattini bildirin, burası cumhuriyete meydan okuma yeri değildir” diye höyküren adam yokmu BÜLENT ECEVİT. Dünya yahudiliğinin duayeni Henry Kizingerin elinde yetişen Bülent Ecevit. Işte tam o adamın karısı. Internet ortamında birileri bu karının gerçek adının RAKEL olduğunu iddia ediyorlar. Yalçın küçük bu kadına kafasını bayağı takmıştı. Şebinkarahisarlı olduğu bölgeye çok sayıda yahudi nüfusu gelip yerleştiğini hikaye etmişti.
Yıl 2008 16 haziran. Adana barajgölü kenarı Park Zirve restorant. Restorant yazlık bölümü ile beraber 2000 kapasiteli. İsme bakın park zirve her ikiside kutsal isim. İsim bilim ustası olursanız bu iki isim çok şey çözer.
İsrail üst düzey elçilik görevlileri ve mossad ajanları restoranda toplanır. Bu toplantı her üç ayda yapılan olağan toplantıdır. Toplantıya kimler katılır. Çiflik sahipleri, fabrika sahipleri, bankerler, tacirler, borsa sahipleri, şehir merkezinde mülk baronları, siyasilerin güzide aile ve evlatları, hepsi orda. Sadece adana değil, tüm Çukurova orda. Tarsus, Mersin, Adana, Ceyhan. Tüm zengin ve baronları ordalar. Merak eden o günkü emniyet tutanaklarını inceliyebilirler. Veya yaşıyorsa polislerden bilgi alabilirler. Çünkü büyük elçiler yurt içinde gittikleri yerleri bildirir ve ardına eskort verilir.
İçlerinden pamuk borsasını önemli oranda elinde tutan haham jakobun torunu AMADO kabala pagan ayinini yönetir.
Restorantta kokteyl verilir. Ama çukurovanın üç aylık hasılatı hangi mason mabedinde baronların hesabına aktarıldı, İsviçre ve İsrail bankalarına nasıl aktarıldı bilemeyiz.
Kokteyl bitince İsrail elçilik heyet üyeleri GÜLEK PLAZAYA gelirler. Tayyibe Gülek hanım efendiyi ziyaret ederler. Veya burada ayrı bir kongre kurulur. Ve heyet gece geç saatlerde evden ayrılır. Bu toplantıdan yaklaşık on saat geçer yani gece son bulur ikinci gün öğle saat bir haberlerinde Rahşan Ecevit demeç verir. “ZEKİ SEZER parti başkanlığını TAYYİBE GÜLEKE bıraksın ve çekilsin.” Adeta emir gibi bir demeçtir. Bu ne hikmet İsrail elçisi Tayyibe gülekle görüşüyor. Sesi ve kokusu Rahşan Ecevitten çıkıyor.
Tayyibe gülek in dedelerinin adları ABİF ve MAHUT’dur. TAYYİBE GÜLEK ABD de tahsilini tamamlar türkiyeye döner. ANKARAYA çağrılır diplomat yapılacakdır. Hayatı ABD de geçtiği için Türkçeyi bilmemektedir. Diplomat olamaz. Babası kasım gülek de aynı garabeti yaşar. Yurt dışında tahsilini tamamlayınca Ankaraya çağrılır milletvekili olması istenir. Yaşı 25 dir yaşı tutmayınca Adanaya geri döner. Yaşı otuzu olunca milletvekili olur.
TAYYİBE GÜLEĞİN KUZENİ AYLİN. Yahudi AYŞE KULİN in ADI AYLİN adlı kitabundaki AYLİN, bu AYLİNDİR. KİTAP TAM ANLAMIYLA PORNO-ROMANDIR. 10 DEĞİŞİK KİMLİKDE KENDİNİ 10 DEĞİŞİK KİŞİYE DÜZDÜRÜR MESELA BİRİSİ BİR MAĞAZANIN KIYAFER DEĞİŞİM KABİNİNDE YENİ TANİŞTIĞI BİRİYLE İCRA EDER. BUNUDA SANAT OLAYI DİYE YAYINLAR.
FETULLAH GÜLENİN SAĞ KOLU VE FİNANSÖRÜ GÜLEK AİLESİDİR.
Rahşan Ecevitin Zeki Sezer direktifiyle devam edelim. Zeki efendinin parti liderliğini terk etmesi için iğrenç yöntem ve baskılar uygulanır. Aradan üç ay geçer. Konferans tarzı bir toplantıda deniz Baykal ve Zeki Sezer konuşmacıdırlar. Deniz Baykal kürsüye çıkar konuşmasını tamamlar ve kürsüden iner. Zeki sezer kürsüye çıkar konuşmaya başlar daha ilk cümlesinde tüm gazete ve tv mikrofonları ve hatta Anadolu ajansı mikrofanları tek tek muhabirlerince kürsüden alınır. Aynı anda Deniz Baykal salonu terk eder. Zeki sezerde soğuk duş etkisi yapar. Anladık tüm gazeteler İsrail elçisine bağlı, deniz Baykal Yahudi pekala Anadolu ajansına ne olmuştu bilinmez.
SEMRA ÖZAL. Kim bu kadın ne iş yapar. Cumhuriyet kadınları statüsünde yeri nedir. Bu kadının kızlık soyadı özyeğenmiş. Soyadı yeğen olan Yahudiler genelde ispanyanın yağen Yahudi kasabasından gelmedirler. Bu karının Yahudi olduğunu yalçın küçük illa da vurgulamaktan kendini alamaz. Bu kadın milyarder İstanbul bankasının sahibi kozanoğullarının müştemilatında kapıcılık yapan bir anne babanın kızı. Unutmayalım bu denli büyük bir servetin üzerinde oturan şahısların kapıcıları genelde Yahudi kökenli olur.
Elazığ ve dersimde sandığınızdan veya tahmin edebileceğinizden çok daha fazla gizli Yahudi var. Mehmet ağar kendisinin dönme olduğunu tv de itiraf ettiğini duymuştum . ama cumhuriyet tarihinde baronlara bu adam kadar sadık ikinci bir polis şefinin geldiğini sanmıyorum.
Bu adamın emniyet genel müdürlüğü ve içişleri bakanlığı döneminde türkiyeye her ay iki ton kaçak altın girer.
Gizli Yahudilerin ülke ekonomisini altınla manupule etmeleri soymaları sağlanır.
Ceyhan yumurtalık botaş limanına her ay malum gemi yanaşır. Gemi petrol tankeridir ama zulasında külçe altınlar vardır. Gemi kaptanı çetenin üyesidir. Gemiden her ay iki ton kaçak altın külçeler halinde karada 12 silindir mersedese yüklenir. Devletin resmi jipi ile kaptan her ay ailesini görmek için istanbula gider. Jipi istanbulda malum yerde kitler ve terk eder. Tanımadığı diğer kişiler altın yüklü jipi yedek anahtarla açar ve malum yere taşır.
Bu çetenin başı MEHMET AĞARdır. Patronuda cumhurbaşkanı karısı cumhuriyet kadını SELMA ÖZALDIR. Bu olayın şahitleri canlı ölmedi.
Bu karı, Atatürk’ün balocusu ROKSAN nın oğlu hiram abası mitde önemli bir yere getirdi. Hiram, Müslümanların işkence ile terbiye edilmesinde önemli katkılarda oldu.
Selma Özal tükiyenin en zengin sarraflarından ERTEKİN ile sıkı irtibatı varmış. Bu ertekin Kenan evrenin danışmanı BARANSEL in yakın dostu imiş. Ertekin Yahudi kökenli. Eski genel kurmay başkanı Yahudi Yaşar Büyükanıtın sırdaşı imiş.
ROKSAN HANIM türkiyenin kalabalık Yahudi ailesinden gelir. ilk ve örnek bir cumhuriyet kadınıdır. Atatürkün balocusu olarak bilinir. Balo düzenlemek tapınakçı öğretinin yaşama geçirilmesi için önemli bir aktivitedir. Komün hayatı Sovyetlerden önce Roksanın balolarında başladı. Saten kuvayı milliyeci ittihatçıların hocaları ve partileri Sovyet kökenli idi. Kemalistler Sovyet kontrolünde Bolşevik ordusu komunist ordu diye bölümlere ayrıldı eğitim aldılar. RUS ÇAKA YAHUDİLERİ, ALKOL VE UYUŞTURUCU BAĞIMLISI, TECAVÜZCÜ SOYKIRIMCI ÇETELERİNİ KAHRAMAN VE ASKER OLARAK EĞİTTİLER. BU İKİ EĞİTMENDEN ikisinin Taksim meydanında heykeli var. Mareşal Kliment Yefremoviç Voroşilov, General Mikail Vasiyevich Frunze. Taksim ve çevresinde yaşayan Yahudiler sık sık gelir bu iki tanrının karşısında huşuya girerler. Bu iki yahudinin heykeli Atatürk ve İsmet inönünün tam arkasındadır. Bu Yahudiler Ankaraya gelip kuvayı milliyeci gerçekte ittiahtçı yahudilere destek verdiler. Yanlarında tonla komün kabalist karı getirdiler.
ROKSAN ın oğlu HİRAM ABBAS Alman SS Generali GEHLEN den eğitim alanlardan. Bu yahudinin Türkiyeye aletli işkenceyi gelmesinde ve yaygınlaşmasında Türk ve Kürt kanının sindirilmesinde katkıları oldu.
GELELİM CUMHURİYET KADINLARININ GÜNÜMÜZ ÖRNEKLERİNE LİDERLERİNE REHBERLERİNE.
“Başta başbakanlık. yapmış TANSU ÇİLLER'olmak üzere Tür¬kiye'de birçok siyasetçi, akademisyen, ABD Büyükelçiliği'ne, Türkiye'yle ilgili degerlendirneler, analizler içeren raporlar yazıp vemişlerdi.” S.366 Soner Yalçın Beyaz Türkler
Bu kadın beş nisan kararlarını aldı. 1993 de müslüman garibanların ceplerindeki paralarının yarısını hortumladılar. Kendi ırkı zenginler bir günde paralarını ikiye katladılar. Dolar bir günde ikiye katladı. Selanikli cumhuriyet karısı Tansu Çiller İsraili ziyaret eder. Israil meclisinde konuşma yapar. Konuşmasında „kutsal topraklara kavuşmanız için tanrıya dua ediyorum“ der. Bu sözün tutanağı yoktur. Ama herkesin dilinde dolaşır. Yalanlama gelmedi. Ne garabettir ki kutsal topraklar Urfa, Mardin ve gaziantep’i de içine almaktadır.
GÜLAY ASLITÜRK Türkiyenin en güzide en seçkin Türkçü!!! yahudi ırkının oturduğu şişliden belediye başkanık seçildi. evli iken başkasından hamile kaldı. Mali soruşturmalardan kurtulmak için soluğu İngilterede aldı. Tipik bir cumhuriyet kadını.
AJDA PEKKAN. AJDA Kutsal yahudi ismidir. JUDA demektir. judaizm diye bir de yahudi ekolü ve dönemi var. yahudi tarihinde judaizm dönemi antic çağ dönemidir. Salt musa ve tevrata inanan yahudiler yani musevilere judaik denir. Ibranicede sesli harf olmadığı için JD JUDA kelimse AJDA diye ifade edilmiştir. Bu karının israile gidip hacı olduğu söyleninyor. Elli sene evvel bu karı adanada sabancıların akrabası fabricator Sapmazların oğlu ile evlenecekti. Damat gelinin miki filmini izleyince söz bozuldu. Londrada WESTEND-SOLO da Ali baba restorantın arka sokağında genel evinde çalıştı. Alibabanın restoranın yemekleri ile beslendi. Garsonları ile iş tuttu. Yahudi kenan evren ve adamları bu karıyı Türkiyeye getirip mega star yaptılar. Gelinlik giydirip eurovisyona çıkardılar. Türkiye adına el aleme rezil rüsvay olduk.
NESRİN BAYTOK DENİZ BAYKAL; Deniz Baykal hazar kökenli yahudidir. Masondur. Londra obediyansına (maşrıkı azamlığına) bağlıdır. Deniz Baykal’ın gençlik resmi ile Lenin İlyiç Ulyanofun gençlik resimlerini bir araya getirirseniz aynısıdır. deniz baykal atatürkle de kafa yapısında benzerlikleri görebilirsiniz.
Gelelim. Cumhuriyet kadını Nesrin Baytok’a bu kadının deniz baykal ile kaseti çıktı. Once sekreter sonra milletvekilliğine terfi etti. Masonlarda milletvekilliği bu kadar ucuzmuş demekki. Kaset patlak verince inkar yoluna gitmediler. Ama eşkanaz kabilesi hem ağladı hem güldü. Ağladı çünkü liderleri müslüman oy deposu yığınların gözünde yıpranmıştı. Sevindiler liderleri arkadaşının karısını ayartıp iğfal etmişti. O artık bir kahramandı. Çükü bunlarda evil kadınları ayartıp tecavüz etmek kutsal hak. Saten kasette de gördüğümüz gibi nesrini deniz baykalın dizi dibine kocası bırakıyor ve Baykal’la tokalaşıp vedalaşıyor. NESRİN Hanım kelimenin tek anlamıyla ideal bir CUMHURİYET KADINI.
EMEL SAYIN “Gazinocular Kralı Fahrettin Aslan'ın hayat hikayesi, "Kral'ın Hayatı" ismiyle film oluyor. Filmde oynayacak isimler arasında Fahrettin Aslan'ın oğlu Selçuk Aslan ile bir dönem evli olan Emel Sayın'ın da adı geçiyor. Ancak Selçuk Aslan 'ın kardeşi Sacit'in ün¬lü sanatçı Emel Sayın hakkındaki iddiaları filmden çok konuşu¬lacak. Gazinocular Kralı'nın oğlu Sacit Aslan, "Babam Fahrettin Aslan, Emel Sayın'ı kendi elleriyle bir komutana götürdü. Sayın, o dönemde kardeşim Selçuk Aslan ile evliydi. Selçuk Aslan çareyi alkolde buldu" dedi.
Komutan dediği philadelhpia lı yani alaşehirli Kenan Evren. Adam terror tezgahı kurdu darbe yaptı birde devlet başkanı oldu yahudi kabilesi adamı ödüllendirdi. Oda cumhuriyet kadınları kervanına katılmış oldu. Bunlar duyduklarımız bildiklerimiz bir de tabandaki hikayeleri duysak daha tuhaf ve mide bulandırıcı.
KANUNİ zamanında tapınakçılar Fransada yeni yeni palazlanmaya başlarlar. Fransada DANS ı icat ederler. Kadın ve erkek sahnede birbirine sarılır ve dans etmeye başlarlar. Bu yeni icattan kanuni haberdar olur. öfkelenir. Frasa valisi fransuvaya mektup yazar “fransada dans diye ucube bir şey icat etmişsiniz. Erkek ve kadın el alemin gözü önünde sarılıp oyun yaparmış. Ahlakı ifsad edici bu icaddan derhal vaz geçile” ve derhal vaz geçilir.
Aradan dört yüz yıl geçer. Yıl 1932 Belçikanın spa şehrinde dünya güzellik yarışması yapılır. Tapınakçı Yahudiler savaş aldatmacası ile Türklere soykırım yaparak Türkiye’ye egemen olmuşlardır. Bu egemenliklerini de önemli oranda kabalanın “bulundukların ülke ve kavmin milliyetçiliğinin yapma” öğretisine ve sahtekarlığına borçludurlar.
1932 de Türkiye’nin tüm sahipleri gizli kabalist yahudidir. Ama hepside Türk ve Türkçü olarak kendini damgalar. Keriman da Sebatay yahudidir. Ama adı Türktür. Keriman Halis mayo giyerek Belçika’da podyuma çıkar ve dünya güzeli seçilir. İkinci gün Fransa gazeteleri manşet atarlar “FRANSA KANUNİDEN İNTİKAMINI ALDI. Dört yüz yıl önce Fransa’da dansı yasaklayan kanuninin torunu mayo giyerek podyuma çıktı” diye yazar. Oysa Keriman Yahudi asıllıdır. Kanuni ve nesli asla Yahudi kabalist mason olmamıştır.
DENİZ SEKİ bu kadını Yalçın Küçük çok merak etmişti. Soyadının seki olmasından, Selanik’ten gelmesinden, verimli topraklara yerleşmesinden pirelenmişti. Pirelenmeye ne gerek var. Mal da sermayede ortada. Bu kadın itilerek kakılarak sanatçı olanlardan. Uyuşturucu kullandığı tespit edilmiş. Yazık olmuş tespit edilmeyenler saf kan Yahudi mi bunun kanı melezmi. Haksızlık olmuş.
BÜLENT ERSOY, ZEKİ MÜREN Yahudi kökenli olmaları yükselmelerini bir türlü durdurulmamasına neden oldu. Yarım asırdır, bu ülkede hiç mi sesi güzel yoktu. Cumhuriyete damgasını vuran kadınlar bunlar.
Cumhuriyeti neocan masonlar kurdu. Şu an neocan mason devletlerin başını ABD, İSRAİL, ALMANYA, FRANSA, MISIR çekmektedir. NEOCAN mason mabetleri ritüellerinde olmazsa olmazlar vardır. Bunlardan biride her iki yılda bir yapılan özel bir ayindir. Bu ayin her neocan mason mabedinde yapılır. Bu ayine göre mabedin üst düzey üyeleri toplanır. Bir bakire genç kız bulunur. Kıza yüklü paralar verilir. Ayinde kız elbiseleri çıkarılır, gözü kapatılır ve ortadaki masaya yatırılır. Bir mason üstadı tarafından kız iğfal edilir. bu ayin neocan masonların huzurunda yapılır. Tecavüz sahnesi ayinin bir parçasıdır. Bu her iki yılda tekrar edilen kutsal ayinin bir parçasıdır. Cumhuriyeti kuran masonların hanımları bu masanın neresindedir bilmemizde fayda var.
Şaziye Zeren Topçu namı değer lüks Nermin. Türkiyeye gelen siyasi diplomatlara devlet adamlarına ikram edilecek kadınları temin edermiş. Hangi kadınları elbette cumhuriyet kadınlarını.
1959 da Endonazya devlet başkanı ankara’ya gelir. iki ülke arasında ilişkilerin geliştirilmesi konuşulur. Ha o dönem Adnan Menderes başbakan ama bakmayın Adnan menderesin biz mahkum ve mağdur Müslümanların safında olduğuna. En yakın başbakanlık müsteşarı Ahmet Salih Korur Türkiye masonları maşrıkı azamıdır. Partinin omurgası masonlardan oluşur.
Endonazya devlet başkanına kadın ikram edilir. Kadını lüks nerminin evinden getirirler. Kadın gonokok yani bel soğukluğu hastasıdır. Endonazya devlet başkanı hastalığı kapar. Bırakın diplomatik ilişkilerin gelimesini hazırının da kaybederler. Endonazya liderleri Sukarno’ya hastalık bulaştırdığımız için Türkiyeyi protesto eder. Lüks nerminin evi kapatılır. Kariyerini şöhreti ve işini kaybeder.
Kenan Evren zamanında Kuveyt emiri gelir. adama bir porno film yıldızı ikram edilir. kadını tv ye çıkardılar. Şeyhin kendisine yedi sulalesine yetecek bir servet bağışladığını söyledi. Karının zürriyeti olmadığı için bu serveti ne yapacak bilemiyoruz. Cumhuriyet kadınlarına bağışlayacağını tahmin ediyorum. Kuveyt dahil tüm arap ülkelerinin gizli Yahudilerin elinde olduğunu da biliyoruz.
Kadın ikramı cumhuriyeti kuran masonların olmazsa olmazıdır. Zengin yahudiler malikanelerinde, çifliklerinde misafirlerine ikram etmek için sürekli fahişe hizmetçi çalıştırırlar. Gonokok mikrobu ve hastalığı fuhuşla olurşurmuş. Fahişe hastalığı derler. Dr. Rıza Nur Mustafa Kemalin gonokok aldığını tedavi gördüğünü kendisinin bu tedavide dahli olduğunu uzun uzadıya anlatır.
Mustafa Kemalin bir buçuk yıllık eşi latife hanımın yeğeni üç beş sene önce tv ye çıktı. Mustafa kemalin tarabyada yabancı bir bar çalıştıran kadından abdurrahim Atatür adıda bir oğlu olduğunu iddia etti. Mustaf kemal bu oğlu cumhuriyet kurulmadan çok önce doğduğu doğrudur. Çünkü gonokok mikrobu alanların çocuğunun olmadığını biliyoruz.
ÜLKÜ ADATEPE atatürkün manevi evlatlarından. Tipik bir cumhuriyet kadını.
Yeşua Bensusen Adatepenin ikinci kocası Bu karı kocası görevde iken yeşua Bensuen diye bir Yahudi ile iş tutar.
Vakit gazetesi yazarı Hasan Karakaya adatepe hakkında yazdığı makaleden okuyalım
’Atatürk’ün manevi kızı Ülkü’yü örnek alan Atatürkçü kızlar’ başlıklı yazısında şöyle yazıyordu: “(...) Ülkü’ye yönelik tepkiler aşık olduğu adamdan dolayı değildi. Öyle ya, gönüldü bu! Ota da konar b.ka da konardı. Tepkiler onun bir ’Yahudi’ ile evlenmesinden ziyade ’üsteğmen kocasını bir Yahudi ile aldatması’naydı! Herhalde hatırlarsınız, Pınar Altuğ da öyle yapmıştı! Kocası askerde iken ’evine erkek almış’ ve onunla yaşamıştı ya! Kısacası askerdeki kocasını Tony Theodorakis adlı yabancı ile aldatmıştı ya, toplumun asıl tepkisi bunaydı. İşte o yıllarda Ülkü’nün de yaptığı buydu. Hem evliydi, hem iki çocuk annesiydi ve hem de bir Yahudi ile ’aşna fişne’ yapıyordu. Öyle ya, Atatürk’ün manevi kızı olan bir kadın ’Yahudi ile evlenirse’onu örnek alan diğer genç kızlar ne yapmazdı ki? Nitekim daha sonraki yıllarda Pınar Altuğ gibi bazı ’Atatürkçü kızlar’ ortaya çıkmış ve hem yabancı ile kırıştırmış hem de kocalarını aldatmışlardı.”
PINAR ALTUĞ yahovacı Satanist. kocası askere gidince TONİ ile iş tutmuş. Moon tarikatı üyesi olduğu basında yer aldı. Ama ben bu kadının bu tarikattan daha derinlerde olduğunu tahmin ediyorum. Film çevirdiği Tamer Karadağın mason olduğunu biliyoruz. Bir gün tv de Kemal Sunal mevzu oldu. Birileri rahmetle andı. Pınar altuğ mezarına yıldızlar dökülsün. Dedi. Bu satanistlerin terminolojisidir. Karı burda pentegrama inanan yahudi olduğunu deşifre etti. Cumhuriyet kadını türbandan rahatsız oluyormuş. Bu karının gelecekdeki oturacağı mekanı tahmin ediyorum.
Perran Kutman; bu karının gerçek adı perihan. Tv de sürekli “hoca camide hoca camide” diyerek müslümanları aşağılayan bu yahudi karıya hiç kimse tepki vermedi, hiç kimsenin gıkı çıkmadı.
Adanada 300 civarında yahova şahitleri ayin evi var. bunlardan bir tanesi resmi. Bu evlerde tarikatın bölümlerine gore kadın kullanımı yapılır. Uzun yıllar incirlik hava üssüne, ABD askerlerinin kullanımı için ABD den getirilen aylıklı fahişeler bu ayin evlerinde hiç eksik olmadılar. Malum şahıslar incirlik ile bu evler arasında bağlantıyı sağladı. Incirlik hava üssünün adana’da kurulması tesadüf değildir. Çukurova dünyanın en zengin toprakları olarak birleşmiş milletler kayıtlarında kayıtlıdır. Hala bölgede israilin ve dünya yahudiliğinin inanması zor baskı ve kontrolü vardır. Yıllardır siyasilerimiz bu durum karşısında hala geyik muhabbeti yapmaktadırlar.
Bunlar okyanusun yüzüne çıkan balıklar okyanusun altına girerseniz herhalde bataklıktan çıkamazsınız.
Cumhuriyetin kadınları Ergenekon mahkemelerinde Atatürk’ün askerleriyiz diye yırtınırken kocalarının kulağından tutup içeri atan paralelci neocanların iliklerine kadar Kemalist olduklarını hatırlatırım.
Şimdi cumhuriyetin kurucularından Mustafa kemalin kadınlarını tanıyalım. Cumhuriyeti kuran kadronun lideri olarak onun kadınları cumhuriyet kadınlarını duayeni olsa gerek.
FİKRİYE HANIM Latife hanım köşke geldikten sonra atatürkün aşkı Fikriyenin Çankaya yokuşunda intihar ettiği hatta bazı söylentiler vurulduğunu söylüyor. Kaldırıldığı memeleket hastanesinde kaderine terk edildiği söyleniyor. Ancak genel kurmay kayıtları dahil Fikriyenin gömüldüğü yer bilinmiyor.
“Ne kadar acıdır; bin dokuz yüz yirmi altıya geldiğimizde, yanında, sevdiklerinden kim kaldı ki ve eğer sevdiklerimiz kalmazsa sevgimiz kalır mı ve pek çok sorumuz var. Artık Zübeyde Ana yok idi ve Fikriye, intihar mı etti yoksa katledilmiş olmasın; hep beraber Selanik'ten gelmişlerdi ve bu ikinci şıkkı reddediyoruz. Ya da resmi tarihi reddediyoruz; çünkü eğer Mustafa Kemal güçlü ise, katı fiilini düşünemeyiz. Peki, Fikriye mi, biz ne kadar fakiriz, Kemal Paşa Hazretleri'nin sevgilisi idi, Çankaya' da, bugünkü Türkçe ile first "first lady", Türkçe düşmanlarının telaffuzuyla, "fôrst först leydi", oldu ve bi gün yok oldu; resimleri dahi yok olmuştur. Vesikalık bir resmi var, uzun yüzlü ve güzelce olduğunu söyleyebiliyoruz.”
(Gizli Tarih. Yalçın Küçük s.123 MKin hayatı
“Fikriye, Atatürk’ün üvey babası Ragıp Bey’in kız kardeşinin kızı. Eriş Ülger’e göre, Fikriye, Atatürk’ten sadece bir ya da iki yaş büyük. Zübeyde Hanımın ikinci evliliği, Mustafa Kemal’le Fikriye’nin yollarını kesiştiriyor. Mustafa Kemal yüzbaşı olduktan sonra arada sırada geldiği ailesinin evinde, Fikriye ile tanışıyor. Fikriye Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal’i yalnız bırakmıyor, Ankara’daki İstasyon Binası’nda birlikte kalıyorlar.”
“Milli Mücadele boyunca Mustafa Kemal’in büyük aşkı Fikriye’yle ilgili sır perdesi aralanıyor. Cumhuriyet’in resmi tarihi, “Gölge First Lady”si Fikriye’nin, Atatürk’ün İzmir’de Uşakizadelerin kızı Latife Hanım’la evlenmesi sonrasında derin bir hayal kırıklığı yaşayarak verem olduğunu, dönüşünde Ata’yı görmek için Çankaya köşkünün kapısına dayandığı, ancak içeri alınmayınca da faytonda intihar ettiğini yazar. Ancak tarihçilerin bir türlü bulamadığı, aşk acısıyla yanan Fikriye Hanım’ın mezarının nerede olduğuydu. Genelkurmay’dan İçişleri Bakanlığı’na kadar bir çok kuruma başvurularak Fikriye’nin yeri araştırıldı, uzun araştırmalar ve yazışmalar sonrasında Fikriye’nin mezarıyla ilgili Cumhuriyet tarihini sarsacak bir iddiayla karşı karşıya kalındı. Latife Gazi Mustafa Kemal’ kitabının yazarı ve Atatürk’ün yaveri Salih Bozok ailesinin dostu Atatürk araştırmacısı Eriş Ülger, ” FikriyeHanım Çankaya Köşk’ü civarında gömülüdür. O dönemdeki Çankaya sınırları içerisinde Köşk’ten aşağıya inerken sağ taraftadır” dedi. Fikriye ile ilgili yeni bir kitap hazırlayan Ülger, 82 yıllık ‘mezar’ sırrını sadece Atatürk’ün ‘kara kutusu’ olan yaveri ve en yakın arkadaşı Salih Bozok ile oğlu Cemil Salih Bozok ve Mustafa Kemal’in manevi kızı Sabiha Gökçen’in bildiğini söylüyor.”
(Sabah Gazetesi, 18 Temmuz 2006)
FİKRİYE CUMHURİYET KADINLARININ NERESİNDE.
MUSTAFA KEMAL VE ANNESİ
“Sadece maksimalistler mi; tüm tanıklar, hiçbir tanıklık bırakama¬dan yok oldular. 1926 yılına geldiğimizde, Zübeyde Ana, mümtaz evla¬dı hakkında, bir tek sözcük bile bırakmadan bu dünyadan ayrılmıştı. Üvey Babası Ragıp Efendi'nin akrabası, belki sevgilisi ve belki metresi, Abdürrahim'den Vamık Volkan'ın başak ettiği bilgi kırıntılarına gö¬re, bir ara Çankaya Köşkü'nün hanımı Fikriye, bir gün Çankaya yokuşunda ölü bulundu, intihar etmiş olması mümkündür, ama, öldürül¬düğüne inananları da biliyoruz.” .
“Modern ve pek feminist, Uşakizade Latife, 1926 yılına gelindığinde, çoktan Mustafa Kemal tarafından boşanmış ve diri diri mezara konmuştu. Bu İsviçre' de okumuş cesur kadının, dişe dokunur bir tek not bile bırakamaması, ne derin korku içinde yaşadığına ve daha doğrusu yaşatıldığına da işarettir. Sanki, Çankaya' da yaşamamıştır, yaşamların silindiği bir dünyada idiler.”
“Ne beceriksiz bir oyun, kötü bir bulvar tiyatrosu, ikide bir Latife'yi . anlatma iddiası ile çıkanlar, yıllar yılı, aynı temcit pilavını sunuyorlar. Bunlardan tek öğrenebildiğimiz, ne ölçüde kısırlaştıklarıdır; eski ve bunamışlara özgü soruların dahi dışına çıkamıyorlar. Doğru, iç savaş'lar hep korku üretiyorlar ve korku bırakıyorlar.”
Gizli Tarih. Yalçın Küçük S. 68
ATATÜRKÜN KADINLARI, CUMHURİYET KADINLARI
NAZMİYE ATİÇ
“Mustafa Kemal Sofya askeri ataşesi iken bir parti verir bu partiye muallim mektebi kızı Nazmiye Atiç’i de davet eder. Nazmiye büyük annesiyle gelir. Mustafa Kemal Nazmiye’ye evlilik teklif eder. Mustafa Kemal Nazmiye’ye “Benim bir şartım var, nikahımızı hoca değil, Sofya büyükelçimiz Fethi bey (Okyar-farmason-)kıyacak” der. Nazmiye “Hocasız yapılacak nikâha takılmıştım. O günün şartlarında böyle bir teklif, böyle bir nikâh benim kabul edebileceğim bir şey değildi.” Der ( Yeni aktüel dergisi. Sayı:11 3 ekim 2005)
“Mustafa Kemal nasıl severdi, hayli merak ediyorum. . Nasıl sevişirdi, bunu dahi merak üzre cüret eyliyorum, Murat Bel¬ge'nin analığı Zsa Zsa Gabor, bekaretini, Murat'ın babası Asafın değil .. de Mustafa Kemal'in, izale ettiğini iddia ediyor ki , ben, bu kanaatte değilim. Meşhur analık, daha da meşhur olmak üzere mübalağa et¬mektedir. Analıkların hep kötü olduklarını ise masallardan biliyoruz.“
“Romanyalı Fani… Bulgar vatandaşı Maria, Nikolina, Elena, İtalyan Corrine, (Corrine’nin kız kardeşi) Edith, gibi daha başkalarını da sevecekti…”
(YALÇIN KÜÇÜK Yeni aktüel dergisi. Sayı:11 3 ekim 2005)
Cumhuriyetin kurucularının görünürdeki lideri Mustafa Kemal’in yolu niçin hep yabancı kadınlarla kesişiyor bilinmez. Bilmek lazım.
Taraf gazetesi paralelci yazarı MURAT BELGE’NIN üvey ANNESI ILE ATATÜRK’ÜN ILISKISI.
Atatürkün Çankaya köşkünde korumaya aldığı kızların hepside güzeldi. Bunlardan biride 15 yaşında Macar güzeli seçilen jo jo gabor idi. dönemin sağlık ve milli eğitim bakanı Dr Rıza Nur 3 çiltlik hatıralarında atatürkün köşküne gelen kız veya hanımlar 15-20 günlük bir eğitim sürecinden sonra ya zabitlerden biri ile evlendirilir veya yurt dışına tahsile gönderildiğinden bahseder. Bunlardan jo jo gabor Macar güzeli amerikaya gönderildi orada artist oldu.
“Zsa Zsa Gabor; 1936 yilinda Macaristan guzellik kralicesi anlatiyor;
"Açilan büyük bir kapinin ardindan içeriye girdim. Heyecandan kalbim deli gibi çarpiyordu. Mermer tasla dösenmis yoldan geçerek bahçe içindeki eve dogru yöneldim. Çok büyük bir zeytin agaci evin girisini gölgeliyordu. Hipnotize olmustum. Üst kata çiktim. Atatürk, el islemesi genis bir gürgen koltuga oturmustu, arkasi bana dönüktü. Yanindaki masa üzerinde duran nargilesini içiyordu..
“Orta yas döneminde dahi Atatürk'ün seks aktiviteleri yakin çevresi tarafindan biliniyordu….Bakırımsı kırmızı renkli kadife koltuga -yanina- oturmami söyledi. Büyülenmisçesine Atatürk'ün emrini yerine getirdim. Nargilesinin hortucunu bana dogru uzatti ve içmemi söyledi. Dumani içime çektim. Diger elinde tuttugu raki dolu zümrüt kakmali altin kadehi -emrivaki bir tavirla- ellerime tutusturdu.. Kadehteki Raki'yi yudumlayarak içtim..
Atatürk ile beraberligimin bundan sonrasini ilk defa acikliyorum.. Dans eden dansözlerin odadan çikmalarini istedi. Ikimiz basbasa kalmistik. Henüz 15 yasimdaydim, çocuk denecek kadar genç sayilirdim. Atatürk'se 56 yasinda olgun bir erkekti. Buna ragmen ürküntü duymuyordum. Rakinin verdigi sarhosluktan olsa gerek kendimi rüyada hissediyordum.. Kesin olarak tek hatirladigim .. Atatürk'e bekaretimi verdim. Atatürk benim ilk erkegimdi. Seytani bir çekicilikle, benimle deliler gibi sevisti.. Atatürk, profesyonelce sevisen bir Tanri, bir kraldi.!"... 1937 - Ankara, Türkiye.. (Zsa Zsa Gabor'in anilarini kaleme alan Wendy Leigh'in "One Lifetime Is Not Enough" adli kitabindan. Delacorte Yayinevi, New York, 1991. )
Ça Ça Gabor 15 yaşında Macaristan güzeli seçildikden sonra Murat Belgenin (taraf gazetesi yazarı) babası Burhan Asaf Belge bu kızla resmi nikah yaparak ankaraya gelir…. O zaman trenle nikahsız iki ucubenin türkiyeye gelmesi zor olsa gerek.
Çaça Gabon anılarında Atatürkle her Çarşamba görüştüklerinden bahsediyor. Demek ki Çarşamba günkü randevusu Çaça Gabona ayrılmış. 15 yaşındaki bu kızın Çankaya köşkü tecrübesinin hızıyla amerikada sanatçı oluyor. İyiki yahudi burhan asaf Belge bu kızı nikahlamış. Veya Çankayadan geçmiş, yoksa iş bulamaz karaköye bekçi olurdu. Şimdi bu kadına biz ne diyeceğiz. Cumhuriyet kadını mı. Yoksa evrimini tamamlamamış oran gutan mı. Elbette cumhuriyet kadını. Karı Yahudi, bağlantıları sağlam, ABD mason devleti değerlendirmiş. Bu karı doksan küsür yaşında öldümü bilmiyorum. Birkaç sene önce düşmüş bacağını kırmıştı.
DİMİTRİNA
Cumhuriyet döneminde;
“Dimitrinayı aradı Mustafa Kemal. Kısa süre önce Fikriye (Kuzeni) intihar etmiş, Bir süredir de Latife ile her yerde kavga etmeye başlamıştı. Dimitrina eski aşkının çağrısına uydu ve Mayıs 1925 de İstanbul’a geldi. Filibe’de bıraktığı Eşine Tatile gidiyorum demişti. Bulgaristan’ın Ankara büyükelçiliğinin kayıtlarına göre Dimitrina’nın her attığı adım takip ediliyordu. 1925 Haziranında bir elçilik kâtibi dimitrinanın Mustafa Kemal’le aşk yaşadığını önce babası General Kovaçev’e, sonrada kocası Doktor Vasil sanov’a iletti. Yasak aşk Elçilik raporuna takılmıştı. Filibe’den mesaj gecikmedi. Eşi Doktor Vasi Sanov evliliklerinin bittiğini, döndüğünde babasının evine gitmesini söylüyordu Dimitrina’ya… yasak aşk neredeyse diplomatik bir skandala dönüşmüştü ama, Latifenin ruhu bile duymamıştı…”
(YALÇIN KÜÇÜK Yeni aktüel dergisi. Sayı:11 3 ekim 2005)
Evelyn Anderson Barrett,
“Kurtuluş savaşının son döneminde ise Mustafa kemal’in yanında bir Amerikalı gazeteci varı. Chicago Clario’nun muhabiri Evelyn Andersson Barrett savaşı izlemek üzere üzere Anadolu’daydı. Gazeteci eşi Jeff ile birlikte Evelin sonuna kadar savaşı Mustafa Kemal’in karargâhından izledi. Büyük taarruz sırasında Afyona Mustafa Kemal ile girdi. Ve Türkiye’den ayrılırken vedalaşmak yerine bir not bıraktı.”
Amerikalı gazeteci!!!! Cephedeki şuh ve güzel kadın, Bayan Evelyn Anderson Barrett, gazeteci!!! Eşi!!! Jeff’in yanında Mustafa Kemal’e şu mektubu bıraktı.
“Kemal sevgilim;
Artık gidiyorum. Çünkü seni Ankara’da kalamayacak kadar çok seviyor…”
(YALÇIN KÜÇÜK Yeni aktüel dergisi. Sayı:11 3 ekim 2005)
Son yüzyılda gazeteci denilen varlıkların en önemli özellikleri istihbarat servislerine çalışmaları, muhbirlik yapmalarıdır. Gazetecilerin yüzde sekseni dünya yahudiliğinin ajanı veya muhbiridir. Patronlarına muhbirlik yaptıklarını algı operasyonu yaptıklarını sanarlar ama bağlandıları yer direk mason mabetleridir.
ATA’NIN TAHSİLE GÖNDERDİĞİ KIZLAR
Mustafa Kemal Konya’ya gitmiş, orda mektebi ziyaret edip bir muallimeyi beğenmiş, almış, getirmiş. Onunla bir müddet eğlendi.. Sonra Avrupa’ya tahsile yolladı. Millet parasıyla ( )lerine i.. Izmir’e gitmiş, orman memurunun mektepli ve küçük kızı Afet’i beğenmiş, almış getirmiş. Hadi onada ( )... Sonra onda Isviçre’ye tahsile yolladı. Vaktiyle metresi Fikriye’yi de göndermişti. Bu kızın babası evvelce Sinop’ta imiş, oradan Izmir’e gitmiş Sinop’ta biliyorlardı. Kızın şeklini anlattılar. Demek nerede kız görüp beğenirse ( ) gibi omuzlayıp götürüyor. Hem de mekteplerden...(Hatıralarım Dr. Rıza Nur C. 3 S. 316)
YENİ YETME SANATÇI BOZUNTUSU KARILARIN TÜRK VE YAHUDİ İSİM LİSTELERİNİ ARKADAŞLARIMIZ PAYLAŞMIŞ ONLARIDA BİR SONRAKİ SEFERE ANLATIRIZ
NİL İLE BAŞLAYAN İSİMLER KUTSAL. AİŞE VE ZEYNEP İBRANİCEDE DE VAR. BUNLAR KATIKSIZ CUMHURİYET KADINLARI. Hepsinin de katıksız Yahudi kanı taşıdığı kesin. Bunlar kendilerini gizliyebilir ama bunların kimyalarını bu konuda uzman ustaların anlayacağı ve göreceği unutulmamalıdır. İsimleri inceleyiniz lütfen
İŞTE TÜRKİYEDE KADIN MASONLARDAN ÖRNEKLER.
KADIN MASONLAR LİSTESİ
ADI SOYADI VE BABA ADI
A. CANA ÖZIŞIK, M.EMİN
A. SEMRA ERDAL, MUSTAFA
AFET İNCEEFE , A.CEMAL
AFİTAP ARNA, MUSTAFA
AHU ESER ESET, T.TANSU
ALANUR TATARİ, M.LÜTFÜ
ALEV KÖSEOĞLU, KAMİL
ANNA ESKİNAZİ, ADOLF
ANUŞ KAZAN ASADUROĞLU, AGOP
ARŞALUS HÜNERMAN , KİYORK
ARZU GÖZLÜK , İ.BİCAN
ARZU TEKİR, BEKİR
ARZU TURHAN , MEHMET
AYALA VARBARBUT, NESİMİM
AYDAN HUMBARACIBAŞIO, MUSTAFA
AYDAN KUT, FERHAN
AYFER TUZCU, MERSİN
AYGÜL GÜLÜM İNSEL, FİKRET
AYLİN DİNÇER, M.MÜŞFİK
AYLİN HAMURCU, Y.TAHSİN
AYLİN ÖZKAN , GARBİS
AYLİN SAVARYEGO, SAMİ
AYNUR ONARAN, AZİZ
AYSEL AVCI TUCER, EMİN
AYSEL UZUNER , A.HAMDİ
AYŞE HACIALİOĞLU, M.ALİ
AYŞE SAVUN, ÖMER
AYŞE SEDA ŞENLİK, ERGÜN
AYŞE TÜRKANTOS, CEMİL
AYŞE ÜNLÜ, ŞEVKET
BAHAR ÜNGELDİ, YILMAZ
BAŞAK ÜNER , MEHMET
BEGÜM YAVUZ, NURİ
BELGİN ÇATAK, YILMAZ
BELMA GERÇEK , GÜRHAN
BELMA GÜDE, NEVZAT
BELMA GÜL ÇAPA, MUSTAFA
BELMA SAVAŞER, ALİ
BELMA SÜRENSOY, SAADETTİN
BENAN UÇKUN, NECDET
BENGÜ KRANER KAL , M.FİRET
BERİN ERGİN, SEDAT
BERNA IŞIKTAŞ , SAMİ
BETİ OVADYA, MOŞE
BETÜL GÜRİZ SAVAŞER İPEK, YILMAZ
BEYZA DİLER , İSMET
BEYZA TAŞKIN, O.NURİ
BİNNAZ ÜLKE KANOĞLU, HALİL
BİNNAZ YÜCESAN, RIZA NUR
BİRSEN AKKAYA, ŞEREF
BİRSEN DÖRDÜNCÜ, E.PERVER
BURCU FER, A.FAİK
CANAN AYDINOL, ASAF
CANAN SIRALİ, A.CEVDET
CANSU BAŞESKİ, NEVZAT
CAVİDE SARAÇ, A.ŞEFİK
CAZİBE EBRU YÜCEL, OSMAN
CELİA ASLAN, KERİM
ÇELİ COŞKUN , İLYA
ÇİĞDEM ALKAN , M.NUSRET
ÇİĞDEM KOCAMAN, AHMET
ÇİĞDEM ÖNER , ENİS
ÇİĞDEM TUNAR , EROL
DALYA MİZRAHİ, DAVİD
DİLEK ÖZGEN , HAMİT
DİLEK TURNA, OKAN
DOLİ LEVİ, YUDA
DORİN BARUH, BÜNYAMİN
DÜRİYE YURDAKUL, İSMAİL
E.DENİZ ARITÜRK, İSMAİL
EBRU ONAT, NAZİF
ELİF KARACAOĞLU, ZEKİ
ELİF OSMANOĞLU, A.HAYDAR
ELİF ÖZLEM MADRALI, MUHİTTİN
EMEL ALBERİ, A.HAMDİ
EMEL DEMİRLER , HASAN
EMEL GİRGİN, SAFFET
EMEL GÖNENÇ, HÜSEYİN
EMEL SAYLAM, A.KADİR
EMİ BENYAKAR, MUİZ
EMİNE CHEVAU, OSMAN
ESENGÜL TARAN , TURHAN
ESRA ARPINAR, FAHRETTİN
ESTER MOŞE, ALBERT
ESTER SAYDAN, SALAMON
ESTER SİSA , MARKO
ETİ ESTER NAMET , İSACCO
ETİ VENTURERO, Y.İBRAHİM
EVRİM SELVİ, CELAL
F.ANSU PARS, MEHMET
F.HASENE SOMER , MUSTAFA
F.MELTEM GÖKMAN , S.GÜVEN
FERHAN AKSAY, ABDURRAHMAN
FERHAN ÖZDURMUŞ, ŞİNASİ
FERİDE PETİLON, İSAK
FERYAL KUTLUAY , SIRRI
FEYZA ZAİM DALFES, DÜNDAR
FİGEN AKSOY, A.KEMAL
FİGEN KURAL, NECMİ
FİGEN YÜCEL , BEHZAT
FİLİZ LALİK, HAKKI
FİLİZ ŞENTÜRK CEYHAN, RAFET
FİLİZ TONGAL , GÜLTEKİN
FİRDEVS PERÇİNEL, ALİ
FİRUZAN BOYACIYAN , SITKI
FİSUN NEŞE ALTAŞ , A.NİYAZİ
FULYA TÜRKERİ, RECEP
FUNDA YAVAŞ AYLA, NEDİM
G.ARZU DEMİRCİOĞLU, ZİHNİ
GAMZE ÖZLEM LEVİ, ÜMİT
GAYE SAY , BURHAN
GİLA SİMHA MEDİNA , ASLAN
GÜL BAŞLANGIÇ, H.MÜMTAZ
GÜLAY TUNCER, KADRİ
GÜLBEN OBUTER, NECMETTİN
GÜLÇAĞ GENCER , ENGİN
GÜLDEN ERTÜZ, KERİM
GÜLDEN ŞENCAN DURAN , EMİN
GÜLDENUR PENDAZ, S.SÜLEYMAN
GÜLEN ERTUĞ, MAHİR
GÜLEN ÖZGÜR, H.AVNİ
GÜLER ALKAN , AZİZ
GÜLER CEYLAN , İBRAHİM
GÜLSER ÜVEZ, A.MUHTAR
GÜLSEREN ALTAYLI, A.FERRUH
GÜLSEREN BİLGİÇ, HAYRETTİN
GÜLSEVİL ALPAĞUT, MEHMET
GÜLÜM OBRUK, M.FAHRETTİN
GÜNAY ERİŞ, MEHMET
GÜNER ARIDURU, A.BASRİ
GÜNEŞ SOL LEVİ, YUSUF
GÜVEN TİMURKAN , ŞADİ
GÜZİN KURTER, M.ŞERAFETTİN
GÜZİN ŞENGÜN, M.SELİM
HADİYE OLCAYTO, NUSRET
HALE ADAKÖY, M.YAŞAR
HANDE EGEL, GÜNEŞ
HATİCE AKSOY, İSMAİL
HATİCE UYSAL, KASIM
HAYAL KÖKSAL , REMZİ
HAYAT BALİ, NİHAT
HÜLYA HACIHANEFİOĞLU, SACİT
HÜLYA ÖZKAN , HÜSEYİN
HÜRRİYET SEKBAN İŞMEN, ARSLAN
HÜSNİYE KIRBAŞ , İSA
IŞIL ÇELİK, ÖMER
İLKNUR EĞİNLİ, BÜLENT
İNCİ ATAMAN FİGANMEŞE, HİKMET
İNCİ TEZCAN, M.EMİN
İNCİ VARNALI, ŞEHABETTİN
İNCİGÜL YAĞCI, ABDULLAH
İPEK KOPANER, M.NEZİHİ
İPEK ÜNVER, MELİH
İVET MİZRAHİ, ALBERT
İVET VİKTORYA TEZEL , MOİZ
JÜLİDE GÜZELÖZ, A.TURHAN
KADEM ŞENKAL, BARUH
LİDYA ALBÜKREK, LAZZARO
LİLİAN ŞER, MARK
LİNET KAZADO, JAK
LORANS TANATAR BARUH, YAKUP
LUSİ ADUT, ŞEKİP
LUSİ KEREMOĞLU, OHANNSE
M.KINAR ARSLAN , HAYK
M.NİLHAN ÖZPAGADA, H.ADNAN
MATİLDA LEVİ, MOİZ
MEHTAP DOĞAN , MEHMET
MEHTAP İNCE , HAŞİM
MELDA ONURALP, SEMİH
MERAL ZARA , WİLFRED
MERİ KOHEN , HAYİM
MERİH AKÇAM, ABDÜLHALİL
MİNE EKİNCİ, BURHAN
MİNE ÖZGÜZEL, RAHMİ
MİREY HARA, ALBERT
MÜGE ACAR, Y.KEMAL
MÜGE ECE GÜNEY , MUZAFFER
MÜGE MOYA , BURHANETTİN
MÜGE YEŞİLALTAY , YÜKSEL
MÜJGAN KANDEMİR, ŞEVKET
MÜŞERREF ILGAZ, O.TURGUT
NADYA YEMENİCİ, HACI
NAZAN ÇAĞLAR, SALİM
NAZAN TÜRE, NEDİM
NEBAHAT ŞENGÖR, TAHSİN
NELLY MERDİNYAN, ASADOR
NERMİN CAŞİN, FARUK
NESRİN OMAY, REŞAT
NEŞE BUKET AKSU, YILMAZ
NEVİN GÜNEY , NECDET
NİLGÜN KIZILCIKOĞLU, DOĞAN
NİLGÜN MENDİ, O.ATİLLA
NİLSER UTKU, SERVET
NİLSUN TENGİZ, EŞREF
NİLÜFER ALKOÇ, A.SUAT
NİLÜFER BURÇAK ŞİMŞEK , FERRUH
NİLÜFER TOKUÇ, H.TAHSİN
NUR BİRŞEN POTA, FUAT
NUR GÜLTEKİN, HÜSEYİN
NURAN KARA PİLEHVERİAN, HAMİT
NURAN ÜNSAL , SADİ
NURAY KARAOĞLU, MEHMET
NURŞEN EĞİLMEZ, NEJAT
OKŞAN ALTINIŞIK, M.CENGİZ
OLCAY YÖRÜK, M.NECİP
OREMSİMA KOTOGYAN , KİRKOR
ORSEV ALTINER, M.KEMAL
OYA AKMAN , DEMİRAY
OYLUM TALA , BEKİR
ÖZDAL BOZKURT, ASKER
ÖZLEM ÖZ, MEHMET
PAPATYA KORYAK , MÜRŞİT
PERİHAN DOĞAN, İ.RAİF
PERİHAN PAMUKBEZCİ, ORHAN
PERİNAZ MELEK GÜNEY, İBRAHİM
PERLA GRAYİF, İZAK
PEYMAN TALAY , CAHİT
PINAR AKDUYGU, İMADETTİN
PINAR NİLGÜN KUTSAL, MESUT
R.HALE ERBEK, A.İHSAN
RABİA DEMİRCAN , MEHMET
RABİA ÖZSÜT, FERİT
RAHAEL ROZANES, AVRAM
RAKEL MEVORAH, İSAK
REFİKA TARCAN , ERCÜMENT
RENETA JUANNA AJİ, EMİLİO
RENGİN ÇUBUKÇUOĞLU, İSMET
REZZAN GÜRKAN , İSMAİL
RİNA ALTARAS, DAVİD
ROZA BENSASON, AŞER
ROZET HUBEŞ , MOİS
ROZİ LEVİ ASA , JAK
ROZİTA YETİŞ, MAYİR
S.GÜLÇİN TARHAN , İSMAİL
SAADET TARAKÇI, Y.ZİYA
SAFİNAZ ERDOĞANLI, M.SALİH
SALİHA AKMENEK , AHMET
SANDRA BESKEN , İSAK
SANDRA DÖRDFÜNCÜKASUTO, İSAK
SARA ALTARAS, MARDO
SARA HATEM, SİNTO
SARA OVADYA, ELAZAR
SARA RİTA KALVO, YAKO
SARA ZAKUTO, MOİZ
SARAH COŞKUN, JAK
SEDA CEBECİ, TAYFUN
SEHAP GARAN, A.MELİH DOĞU
SELİME FİLİZ, MURAT
SELİN İZLER, N.KEMAL
SEMA FİLİZ, MURAT
SEMA SESİGÜR, HAMZA
SEMA UÇAL , SUPHİ
SEMRA SERTEL , İHSAN
SENA YETİMOĞLU, EREL
SERAP TUNA , CEVDET
SERRA HOŞCAN, TURAN
SEVGİ KIRAN , REFİK
SEVİLAY AKSEL, SABRİ
SEVİM ERBİER , SELAHATTİN
SİBEL BENMAYOR, İZZET
SİBEL USANMA , FARUK
SİMA TÜREL , SAMİ
SOFİA AYTEN KUNTER, OSMAN
STELLA NAMET ABULAFYA, ALBERT
SUNAY YÜKSEL, A.SAADETTİN
SUZAN ALTARAS, YASEF
SUZAN AMRAM , ROBERT
SUZİ KAZMİRCİ, DAVİD
SUZİ M.MİZRAHİ, HAYİM
SÜREYYA CİNİK, HALİT
Ş.ZÜMRÜT ERTUĞ, MURAT
ŞEYDA ÇAĞLAYAN, ORHAN
ŞÜKRAN ÖZGÖREN, H.BASRİ
TACİDAR KANSU , M.ENİS
TALİN GÖRENER, TOROS
TANİA SİSA, RAFAEL
TİLDA ALMALEH , ALBERT
TİNA VARON, HAYİM
TUBA YÜCEL BÖRÜ, İHSAN
TÜLİN ALKUT, A.RESUHİ
TÜLİN GÜVEN , M.HALİS
TÜLİN TERZİOĞLU, VAKIF
TÜRKAN HENNAVİ, İBRAHİM
ULVİYE ÖZERAY , MEVLUT
ÜLKER YILDIRIM, CAFER
ÜMİT TÜRKOĞLU, İRFAN
ÜRPER KIRDAR, LÜTFÜ
VİCDAN CELAYİR, H.ŞÜKRÜ
VİVİ BAHAR , REFAİL
VİVYAN MİZRAHİ, N.İZİDOR
Y.IŞIL KUBAN ÜGE, ŞERAFETTİN
YASEMİN TUBA YÜCEL, ORHAN
YILDIZ AKEV , S.TALAT
YILDIZ ÇAPRAK, A.ŞEFİK
YOANNO FRANKO, SAMİ
YURDAKUL ŞAHİN, KEMAL
ZERRİN SARACIK, FİKRET
ZEYNEP BANU YAYLA , MEHMET
ZEYNEP BİRKAN GÜR, ESAT
ZEYNEP ÖZKAN, ALİ
ZİZİ KATALAN, YAKO
ZUHAL YAĞIZATA, İBRAHİM
BURDA DİKKAT EDECEĞİMİZ ÖNEMLİ BİR KONU VAR. BU İSİMLER ÖRNEK VE PİRAMİTİN TEPESİ. PİRAMİTİN İÇİ VE KILCAL DAMARLARINI DEŞİFRE ETMEK ZORUNDAYIZ. BU NEDENLE BU BİLGİLER TABANA İNMEDE BİR BASAMAK OLMALIDIR.

8 Aralık 2017 Cuma

KUDÜS VE TÜM KUTSALLARIMIZ İŞGAL ALTINDA!

6 Aralık 1917...
Kaybederiz Filistin'i.
İşgal Kuvvetleri konutanlarından General Alanby tekmeler Selahaddin'in sandukasını. "Kalk koca Selahaddin! Biz yine geldik! der. Savaşmadan Filistin'i terkeden komutanımız ise Pera Palas'ta aynı general ile ve ortadoğuyu cetvelleyip yeni haritalara bölen Gertrude Bell ile kurulacak yeni devletin özelliklerinin talimatlarını alır. Weizman yüzyılın başlarında ve ortasında kurulan iki ayrı yahudi devletinden bahseder sonraları.
Venilezesosun oğlu'da Osman Gazi'nin sandukasını yakar-yıkar; "intikamımızı almaya geldik" nidalarıyla.
Ki biz ciddiye almasak ta 7 haziran seçimleri sonrası İtalyan basını manşetler atar, son bin yılın Eyyubisini durdurduk diye, reisten için.
Biz de nacizane yırtınır dururuz bir kaç yıldır: 2017 yi işaret ederek... Filistin'in işgalinin 100. yılını işaret etmişimdir. Ya Yavuz Sultan Selim'in Kudüsün fethi olayını...Ya Selahattin'i...ya da deyip biz bir senaryo yazdık. Bir de roman...Düşmanının silahıyla silahlan düsturuyla...Lobi yapalım...kamuoyu oluşturalım...bilgilendirelim diye...Lakin hiçbir abdestli kapitaliste konunun önemini arzedemedik. Komisyon gündemli hiçbir yetkiliye konunun önemini anlatamadık.
Şimdi salın gözyaşlarını, atın sloganları. Kudüs 100 yıldır işgal altında.
Sanki ilkkez işgal ediliyorcasına tuhafcıktan şaşıralım.
Yahudi imalatlı alet edavatlarımızla lanetleyelim yahudiyi.
Rahatlayalım, gazımızı çıkaralım.
6 Aralık 2017...
Trump Kudüsü İsrailin başkenti ilan etti. Ki çoktan Amerikan kongresi bu kararı çıkartmıştı. Aynı kongresi Ermeni soykırımını da tanımıştı.
Kahrolsun Amerika desek te...
Es geçiyoruz...
Tanrıyı kıyamete zorlamaya çalışan siyonistleri ve evangelik hritiyanları. Püriten İngilizlerden kimin haberi var ki? Kraliçenin islamcıları ne dersiniz bu hususa?
Kudüs işgal altında da sanki Kabe değil!
Sanki İstanbul değil...
Kuran işgal altında...Akıllar gönüller...Kimin umurunda?...Biz dünyevileştikçe...leşleşmeye devam edeceğiz, kim farkında!?
Mescid-i aksa...kanımız da aksa, illa mescid-i aksa!
...
süleyman da asa,
güvelenmiş,
şüphe salan,
üçharfliler,
mescid inşaasında,
gayba kefil sanılanlar,
eceliyle peygamberin,
hükümsüz kaldılar!
aldananlar,
binlerce yıl,
yine de,
yalana inandılar!
...
yetimlerin efendisi,
rabbiyle,
randevuda!
isra ve miraç,
münafığa harç!
ve kutsal kılındı,
beyt-ül makdis!
kimine arz-ı mevud!
ah! Davud!
duvarı mabedin,
ağlama duvarı,
kan ağlatanların!
...
burak duvarıda,
o duvarın gölgesinde kaldı,
filistin!
ve bitmez kin,
filizlendi,
kan verdi, ateş,
ve ateşleri söndü ocakların!
...
bana,
mekke demen,
kudüs ve istanbul,
bir de el-hamra!
kiminde çizmeler,
kiminde kültürel işgaller!
varlığımın dört elementi,
boynumda,
iblisin kementi!
...
soluğum kesilir,
kendimden geçerim!
...
hasretindir,
yaşama nedenim!
ilk kıblem!
...
mescid-i aksa,
miraç sebebim,
sen mapusken,
yaşamayı neyleyim!
...
aksa...kanım damarlarımdan,
nil olur,
fırat olur,
sevdalara akarım!
sen benim...imanım!

fehmi demirbağ