22 Nisan 2016 Cuma

FEHMİ DEMİRBAĞ VE GENÇ HUKUKÇULAR PLATFORMUNDAN ACİL ÇAĞRI:

VEKİLLER SUSARSA ASİLLER KONUŞUR!


ÇOCUKLARIN CİNSEL İSTİSMARI VE TERÖR SUÇLARI'NDA İDAM CEZASININ UYGULANMASI TEKLİFİ

Anayasamızın 88’inci maddesi “Kanunların Teklif Edilmesi” başlığını taşımakta ve bu maddenin birinci fıkrası “kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir” demektedir.

Anayasamıza göre, kanun “önermeye” Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir (m.88/1). Bakanlar Kurulunca yapılan kanun önerisine “kanun tasarısı”, milletvekilleri tarafından yapılan kanun önerisine ise “kanun teklifi” denmektedir.

Toplumuzda son zamanda hızla artan çocukların cinsel istismarı, çocuk tecavüzleri, çocukların canavarca hisle ve eziyet çektirilerek katledilmesi, çocuk pornolarının giderek yayılması karşısında ilgili kanun maddelerinin caydırıcı olmadığı apaçık ortadadır. Hele hele kamouyonda “kravat ve takım elbiseye iyi hal indirimi” şeklinde algılanan ve toplum vicdanını tatmin etmeyen yargılamalar neticesinde verilen cezalar, yapılan eylemin ağırlığına uygun düşmemektedir.

Yine ülkemizin son 6 ayında giderek tırmanan terör eylemleri sonucunda, bir çok insanımız zalimce öldürülmüştür ve öldürülmeye devam etmektedir. Canlı bombaları engellemek adına mevzuatımızdaki kanun maddeleri ne yazık ki “cansız” ve “ruhsuz” kalmaktadır.

Medeniyet beşiği diye gıpta ile bakılan bir çok batı ülkesinde bu tip eylemler en ağır şekilde cezalandırılmakta, hatta bir çok ülkede bu tip suçlar için “ölüm cezası” uygulanmaktadır.

Ülkemizdeki cezaevlerinin durumu suçluyu ıslah edecek yaptırımlardan uzak, aksine suçluyu suç işlemeye teşvik gündelik deyimle “suç arsızı” bir birey haline dönüştürmektedir. Özellikle bu tip suçlarda faillere verilmesi muhtemel yüksek hapis cezaları da, ülkemizin sıkça değişen gündeme sahip olması nedeniyle ileride çıkabilecek muhtemel “AF” uygularımından yararlanma ihitmali olduğu düşünüldüğünde, hem suçun işleyen için bir gün hapisten çıkarım diyerek “UMUT”, suçun mağduru olan toplum için ise bir gün bu insanlar yeniden çıkıp aramızda dolaşacak ve belki de sıra bizim yavurumuza, belki de sıra benim asker oğluma gelecek diye “ENDİŞE” taşımaktadır.

BU nedenlerle çocukların cinsel istismarı ve teröristlerin, vatan hainlerinin işlemiş olduğu suçlar ile sınırlı kalmak üzere “İDAM CEZASI”nın ilgili kanunlarda yapılacak değişikliklerle uygulanmasını talep etme zarureti hasıl olmuştur. Bu konuda hazırladığımız kanun değişikliği teklifini “Vekiller yapmazsa Asiller yapar” düsturunca sunarız.



TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KANUN

ÖLÜM CEZASININ YENİDEN UYGULANMASI İLE BAZI

KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA

İLİŞKİN KANUN



Kanun No. 2016

Kabul Tarihi : 01.05.2016

MADDE 1. - A) 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun;

1) “CEZALAR” başlıklı 45 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine hapis ve adli para cezalarından sonra gelmek üzere “ölüm cezası” ibaresi eklenmiştir.

2) “HAPİS CEZALARI” başlıklı 46 ıncı maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının ilk cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

(1)“En ağır ceza yaptırımı ölüm cezasıdır.

Ağır hapis cezası, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya muvakkattir.

Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ve müebbet ağır hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder.”

(2)"Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenler için söz konusu ceza derhal uygulanır."

3) “İŞKENCE” başlıklı 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) numaralı bendinde yer alan "onbeşyıla kadar hapis cezası" ibaresi, "idam" olarak değiştirilmiştir.

4) “ÇOCUKLARIN CİNSEL İSTİSMARI” başlıklı 103 üncü maddesinde yer alan "üç yıldan sekiz yıla kadar" ibaresi, madde devamında hiçbir nitelikli hal ya da seçenek yaptırım gözetilmeden "idam” olarak değiştirilmiştir.

5) “UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL VE TİCARETİ” başlıklı 188 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan "on yıldan az olmamak üzere hapis cezası" ibareleri, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

6) “RÜŞVET” başlıklı 252 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "rüşvet alan kamu görevlisi dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır " ibaresi, "Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılır" olarak değiştirilmiştir.

7) “DEVLETİN EGEMENLİK ALAMETLERİNİ AŞAĞILAMA “ başlıklı 300 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" ibaresi, "Eğer suçu işleyen Türk Vatandaşı ise ölüm cezası ile cezalandırılır. Diğer kişiler için verilecek ceza müebbet hapis cezasından aşağı olamaz" olarak değiştirilmiştir.

8) “TÜRK MİLLETİNİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİ, DEVLETİN KURUM VE ORGANLARINI AŞAĞILAMA” başlıklı 301 inci maddesinin son fıkrasında yer alan "bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanın iznine tabidir" ibaresi kaldırılmıştır.

9) “DEVLETİN BİRLİĞİNİ VE ÜLKENİN BÜTÜNLÜĞÜNÜ BOZMAK” başlıklı 302 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis"ibaresi, "idam" olarak değiştirilmiştir.

10) “DÜŞMANLA İŞBİRLİĞİ YAPMAK” başlıklı 303 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan " müebbet ağır hapis" ibaresi, "idam" olarak değiştirilmiştir.

11) “DEVLETE KARŞI SAVAŞA TAHRİK” başlıklı 304 üncü maddesinde yer alan "on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası" ibaresi, "idam" olarak değiştirilmiştir.

12) “YABANCI DEVLET ALEYHİNE ASKER TOPLAMA “ başlıklı 306 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "müebbet hapis cezası" ibaresi, "idam" olarak değiştirilmiştir.

13) “ASKERİ TESİSLERİ TAHRİP VE DÜŞMAN ASKERİ HAREKETLERİ YARARINA ANLAŞMA” başlıklı 307 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "müebbet hapis cezası" ibaresi, "idam" olarak değiştirilmiştir.

14) “ANAYASAYI İHLAL “ başlıklı 309 uncu maddesinin birinci fıkrasıda yer alan "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" ibaresi, "idam" olarak değiştirilmiştir.

15) “ CUMHURBAŞKANINA SUİKAST VE FİİLİ SALDIRI” başlıklı 310 uncu maddesinin birinci fıkrasıda yer alan "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" ibaresi, "idam" olarak değiştirilmiştir.

16) “YASAMA ORGANINA KARŞI SUÇ” başlıklı 311 inci maddesinin birinci fıkrasıda yer alan "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" ibaresi, "idam" olarak değiştirilmiştir.

17) “HÜKÜMETE KARŞI SUÇ” başlıklı 312 nci maddesinin birinci fıkrasıda yer alan "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" ibaresi, "idam" olarak değiştirilmiştir.

18) “TÜRKİYETİ CUMHURİYETİ HÜKÜMETİNE KARŞI SİLAHLI İSYAN” başlıklı 313 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezası" ibaresi, "idam" olarak değiştirilmiştir.

19) “SİLAHLI ÖRGÜT” başlıklı 314 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezası" ibaresi, "idam" olarak değiştirilmiştir

20) “DEVLETİN GÜVENLİĞİNE İLİŞKİN BELGELER” başlıklı 326 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "müebbet hapis cezası" ibaresi, "idam cezası" olarak değiştirilmiştir.

21) “DEVLETİN GÜVENLİĞİNE VE SİYASAL YARARLARINA İLİŞKİN BİLGİLERİ AÇIKLAMA “ başlıklı 329 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

22) “YASAKLANAN BİLGİLERİ AÇIKLAMA” başlıklı 336 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ibaresi" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

B) 23.5.1928 tarihli ve 1322 sayılı Kanunların ve Nizamnamelerin Sureti Neşir ve İlanı ve Meriyet Tarihi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine ",idam hükümlerinin infazı" ibaresi eklenmiştir.

C) 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun;

1) 102 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "cezalar ile ölüm cezasını" ibaresi eklenmiştir.

2) 286 inci maddesinde yer alan "cezalara" ibaresi, "cezalar ile ölüm cezalarına" olarak değiştirilmiştir.

GEÇİCİ MADDE 1:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında veya Türkiye Büyük Millet Meclisinde bulunan dosyalar, gelişlerindeki usule uygun olarak bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde hükmü veren mahkemeye geri gönderilir.

GEÇİCİ MADDE 2:

Askerî mahkemeler, Askerî Yargıtay Başsavcılığı ve Askerî Yargıtayda bulunan dosyalar hakkında da bu madde hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.

MADDE 2. - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


MADDE 3. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

12 Nisan 2016 Salı


Gizli Kahramanları Öğrendiler

"Tarihin Bilinen ve Bilinmeyen Kahramanları ve Anti Kahramanları" programında Esenlerli öğrenciler, Zenci Musa ve Kuşçubaşı Eşref ile General Harrington Kupası'nın perde arkasını öğrendiler.

Gizli Kahramanları Öğrendiler


Esenler Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü'nün düzenlediği "Tarihin Bilinen ve Bilinmeyen Kahramanları ve Anti Kahramanları" başlıklı programda; Trablusgarb savaşına gönüllü katılarak Osmanlı safında bir ömür savaşan Zenci Musa ve Kuşçubaşı Eşref 'in yanı sıra General Harrington Kupası anlatıldı. Zenci Musa ve Kuşçubaşı Eşref'in temsil edildiği programda; Doç. Dr. Selim Hilmi Özkan ve Fehmi Demirbağ konuştu. Şeref Yumurtacı ise Kuşçubaşı Eşref'i temsil edip anlattı. Çok sayıda öğrencinin katıldığı program, Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi'nde gerçekleşti.
FUTBOLUN ARKA PLANINI GÖRELİM
Yazar Fehmi Demirbağ General Harrington Kupası'nı şu ifadelerle anlattı:
"General Harrington, işgal kuvvetleri komutanıdır. İstanbul'un işgali sırasındaFenerbahçe'nin Osmanlı Devleti için silah kaçırdığını bildiği için Fenerbahçe'den intikamını almak ister. Oluşturduğu İngiliz takımıyla Fenerbahçe maç yapar veFenerbahçe maçı 2-1 kazanır. General Franko 'Ben 20 yıl ülkemi futbolla, müzikle ve dansla oyaladım ve genç beyinleri uyuşturdum' diyor. Futbolun arka plan hikayelerini tarihi süreç içerisinde de bilmek lazım. Savaş dediğimiz olayların bilinen ve bilinmeyen kahramanlarının hazin hikayelerini görüyoruz."
ZENCİ MUSA'YI KİTAPLARDA GÖREMİYORUZ
Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hilmi Özkan ise Zenci Musa'yı tarih kitaplarının yazmadığını ama Osmanlı için önemli bir isim olduğunu, "Zenci Musa Sudan'lı olmasına rağmen gerçek bir Osmanlılıdır. Biz Zenci Musa'yı tarih kitaplarında maalesef göremiyoruz. Tüm kahramanlarımızı tarih kitaplarına da sığdıramayız. Zenci Musa binlerce kahramandan mezar taşı kalmış bir kahramandır. Zenci Musa, Osmanlı'nın neresinde bir problem varsa orada mücadele etmiştir" şeklinde anlattı.