28 Aralık 2018 Cuma

TORUNLARIMIZA DA ACIMIYORUZ!
Tanzimat'tan tazminatlı günlere...
Tezyinat fikriyata!
Meşrutiyet'ten mecburiyetli günlere...
Bahaneler şahane!
Ne günler yaşadık, ah yaşamaz olaydık!
Öncesini Hammer'den dinledik,
Duyduk ki kemküm süklüm püklüm!
Koç yiğitler büklüm büklüm!
Nasırlaştı hisler muasırlık yolunda,
Kasır'lar virane bu asırda!
Katırlar ne anasını dinler ne babasını
Ne din kaldı ne de dinleyen
hatırlamaz kimse şehirde, geldiği kasabasını!
Dirilerden fayda yok, umutlar ölülerde
Halbuki yaşayan ölüler,
ölümsüzlüğün derdinde!
Ey mermer lahit altında yatan,
kalkta bak eserine
utancından girersin yerin yedi kat dibine!
Lal olmuş diller şeytanın korosunda,
çamurdan adamlar adamlık iddiasında!
Devir devir devrildik,
Her kündeye gelişimize acaip sevindik!
Hal böyleyken halloldu her şey,
Her şey hep şer, hep şer!
Tarih bile tarih oldu,
Naylondan çiçekler bile soldu!
Bu ne biçim tuğyan,
bu nasıl bir karabasan!
Karasabanlı günleri, insanlık özler oldu!
Dışarıda kar var.
Akıllarda kar!
Soğuktan dönen insanlık,
Yüreklerde Ateşten sıcaklık!
Dedem, babam ben ve oğlum,
sana nasıl bir dünya bırakacağız,
Ah! Doğmamış torunum!..
Fehmi Demirbağ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder